Aşık Kemteri

Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

1945 yılında Divriği’nin Karageban Nahiyesi  Karsıcık Köyü’nde doğdu.   12 günlükken babasını yitiren Ozan Kemteri, çok küçük yaşlardan başlayarak çeşitli işlerde çalıştı. Annesiyle birlikte bir süre Ankara’da yaşadı. Ancak birkaç yıl sonra yeniden köyüne döndü. Sonraki yıllarda ise yeniden göçerek önce Ankara’ya , 13 yıl sonra da İstanbul’a göçüp  yerleşti. Kemteri ilk bağlama derslerini Aşık Hasan Turan’dan aldı.Türküler ve aşıklık geleneğine ilişkin ilk bilgileri annesinden öğrendi. Ayrıca İstanbul’daki teyzesinin kocası Bulut Dede’nin de aşıklık geleneği ve Alevilik  konusunda önemli katkıları oldu.Sonraki yıllarda Aşık Daimi’nin de 7 yil yardımını gördü. İstanbul Unkapanı’ndaki saz evinde; ayrıca Aşık Mahzuni, Nesimi Çimen, Hüseyin Çırakman, İsmail İpek, Aşık Haydar, Aşık Yoksuli, Ali Kızıltuğ, Şekip Şahadoğru,Kul Ahmet, Muhlis Akarsu gibi birçok aşıka hizmet edip bilgisini pekiştirdi İstanbul’da geçen yıllardan sonra eşiyle birlikte Almanya’ya gitmek üzere başvuruda bulundu  Önce eşi, birkaç ay sonra da kendisi Almanya’ya gitti. Eşi Aslıhan ALKAN’la  yurt dışında yaşamaktadırlar. Aşık Kemteri’nin yayına hazır yaklaşık 634 şiiri bulunmaktadır.

 

 

 

SELAM SiZE MERHABA

 

Sıra sıra dizilenler

Selam size merhaba

Tarihlere yazılanlar

 Selam size merhaba.

            

 Türkiye’den kalktı göçler

 Yaban ele düştü  saçlar

  Saygı değer emekçiler

  Selam size merhaba.

             

  Çalar saz muhabbet başlar

  Bağrımıza deyer taşlar

  Türkiye’den göçmen kuşlar

  Selam size merhaba.

 

Çokça çekti acıları

 Hiç bütmedi sancıları

 Kemteri’nin bacıları

 Selam size merhaba. 

 

 

KAMİL POSTU

 

Bataklığa serme kamil postunu 

Gönül kuşu ağlar zara düşünce        

Gördün düşmanını gördün dostunu  

Garip başın biraz dara düşünce

                 X

Yüreğine sam yelleri esiyor 

Kara taşı ak sineye basıyor      

Yaşamaktan umudunu kesiyor      

Vücuduna azgın yara düşünce

 

                 X                          

Yanan yüreklerin dumanı tüter        

Sağlam yeri kalmaz kül olur gider       

Sevdiğin de seni bin pişman eder       

Yolun bir vefasız yare düşünce  

                   X

Kemteri kamili erleri arar      

Yürek yarasını erenler sarar 

Dünya senin olsa ne işe yarar       

İnsanın özüne kara düşünce

 

 

          UĞURLAR OLA

Dinlemezsen  beni  uğurlar  ola

Söylemesi  gerek  kul  olan  kula

Egerki  densizle  çıkarsan  yola

Sonradan  dizine  vurma  boşuna

 

Koyma  sen  kendini  haldan  hallara

Kuş  olsan  konma  kuru  dallara

Ölünün  ardından  bakma  yollara

Göçeni  bekleyip  durma  boşuna

 

 Hak  yaktıysa  onu  söndüremezsin

Kötünün  fikrini  öldüremezsin

Cahili  kendine  döndüremezsin

Uğraşıp  kendini  yorma  boşuna

 

 Kemteri  yigitle  yola  çıkılır

Güzeli  sev  çirkinlerden  bıkılır

Bir  ufak  rüzgarda  hemen  yıkılır

Çürük  bir  yuva  kurma  boşuna

 

       ELİNDE KALDIK  

 

Ozonu deldiler dünya yoruldu

Kısır bir döngünün belinde kaldık

Sanki bağlamaya zincir vuruldu

Ustamız veyselin telinde kaldık

 

Paslandı yürekler silinmez izi

Dosta gidenlerin tutmuyor dizi

Agustos sıcağı ısıtmaz  bizi

Sanki zehmerinin yelinde kaldık

 

Benlik kalesini yıkamıyoruz

Kavğadan dövüşten bıkamıyoruz

Bataktan çamurdan çıkamıyoruz

Şu kızıl ırmağın selinde kaldık

 

Kemteri seninde dermanın bitti

Görüp yaşadığın canına yetti

O sıcak sevgiler yok oldu gitti

Haldan bilmezlerin elinde kaldı  

 

           NE  YAZIK 

 

Sevda ateşini, sezdigi için

Yaşamdan usanıp, bezdigi için

Elleri koynunda, gezdigi için

Dokunmuş  felegin, eli ne yazık

 

 

Mutlu deyil türkü. yakamıyorki

Yarası derindir. bakamıyorki

Oturdugu yerden. kalkamıyorki

Kırılmış ğaribin. beli  ne yazık

 

 

 

Yas tutup kara. bağladığından

Dura dura coşup, çagladığından

Tenhada köşede, ağladığından

Akar dertlilerin, seli  ne yazık 

 

Kimi hasta, kalanlarsa uyuyor

Kimler açtır, kimileri doyuyor

Sevenlerim nerde, olsa duyuyor

Sızlar kemterinin, teli  ne yazık

 

    GÜLMEDİMİ   GÜLMÜYOR      

 

Yagmur yagar. dağlarda kar erirdi

yigit  olan- dagdan daga yürürdü

Eskiden dostlar. dosta can verirdi

Bu gün insan. kadir kıymet bilmiyor

 

 

Yürekler benzedi. bir kara taşa

Tutulduk kara. yagmura yaşa

Kendine kızıpda. üzülme boşa

Şans insana. gülmedimi gülmüyor

 

Ateş  çıkar. otuz iki dişinden

İnsan ayrılırmı. nazlı eşinden

Gurbete giderken. baktım peşinden

Yar dönüpde. göz yaşımı silmiyor 

 

Kemteri  kendini.  harcayıp yorma

Danış  kamillere.cahile sorma

Allaha  zamansız.  yalvarıp durma

Herdilegin.olmadımıolmuyor

                                                

BİLİN

 

Eger mezhebimi sorararsan yezit,

ben imam caferden yanayım bilin

istersen kudur istersen azıt

ben imam caferden yanayım bilin

 

inanmam  hocaya imam deyilki

onun  imanı tamam deyilki

on iki imamlar güman deyilki

ben imam caferden yanayım bilin

 

size  söylüyorum çizmeyi  aşman

resulün nesline  sizsiniz düşman

Gün gelir soyunuz olacak pişman

Ben imam caferden yanayım bilin

 

Can sıkar softayı gidip dinlersem

Evladı  resulü  sual eylersem

Ehlel beyt yolunu size söylersem

Ben imam caferden yanayım bilin

 

Haberiniz varmı sırrı hüdadan

Hemen başlarsınız huri gılmandan

Kemteri geri dur müslüm olmadan

Ben  imam caferden yanayım bilin

 

YÜRÜDÜM

 

Bu dünyada boştur şöhretle ünler

Gerilerde kaldı lekeli günler

Bilmeden çukura düştügüm günler

Kafamı gözümü  dövüp yürüdüm

 

Gözü  kapalıyken can görenleri

İmam  hüseyine hak verenleri

Çağırır beklerim Pir Erenleri

Onlara boynumu eyip yürüdüm

 

Yaşayana  bakın sanırsın Davar

Bir  lokma istesen kapıdan kovar

Ne dede tanıyor nede piri var

On iki imamları övdüm yürüdüm

 

Kemteriyi getiremez oyuna

Alışmadım yezitlerin huyuna

Eli kanlı muaviya soyuna

Agzımı doldurup  sövüp yürüdüm

 

 

ZAMANMI  DEGİŞTİ  ?

 

Dost bagına düşmanlıklar ekilmiş

Hasımlarım  çıkıp yola dikilmiş

Kızı  anasına düşman kesilmiş

Zamanmı  deyişti bizmi yaşlandık  ??

 

Ne  hısım nede  akrabalık  kaldı

Kardeş kardeşin hakkını çaldı

Ayılar  ormandan  şehire daldı

Zamanmı  deyişti bizmi yaşlandık  ??

 

İnsanın  insana zulmü bitmiyor

Dogruluk  dürüstlük para etmiyor

Küçükler büyüge hürmet etmiyor

Zamanmı  deyişti bizmi yaşlandık  ??

 

Uyanığın gözü para arsada

Uyuşturucu pazarlanır masada

Utanmak arlanmak kara  borsada

Zamanmı  deyişti bizmi yaşlandık  ??

 

Kemteriyim kuzu gibi meliyor

Günler bıçak oldu sinem deliyor

Bir  iylige bin kötülük geliyor

Zamanmı  deyişti bizmi yaşlandık  ??

 

KURTULMAZ  BAŞIN 

 

On  tane polimin varidi günde

Hayalin umudun kaldımı dünde

Bu günki ahlak oldukca  sende

Daha  neler gelir  başına senin

 

Kimin hakkını kimler çalacak

Eninde sonunda çilen dolacak

Iki  gözün iki çeşme olacak

Mendilde dayanmaz yaşına  senin

 

Elbette aynıdır anaya  çeken

Her zaman biçemez tarlayı eken

Aklın  fikrin kötülükde var iken

İyiler karışmaz işine senin

 

Bakılmaz yüzüne  kanın çekilmiş

Ağarmış yıpranmış saçın dökülmüş

Geçmiş zamanın belin bükülmüş

Boya  yakışmıyor kaşına senin

 

Kemteri bir dosda canımı versem

Sevenin  yoluna gönlümü sersem

Bir mezarın olsa gelipde görsem

Ne  yazılır  bilmem taşına  senin

 

        HANİ   NEREDE  ?

 

Emzirdi yıllarca o ak sütünden

Ogul ogul diye yanıpda tüten

Geceleri kalkıp üstümü örten

Seksenlik anam cananım hani?

 

Ekinler derdi  tarlalar  ekip

Çoraplar örerdi yünleri büküp

Senelerce  evlat hasreti çekip

Ogul  ogul diye yananım hani?

 

Baharda yazda kara kışında

Bekledi  durdu  yollar  başında

Bazan hayalinde bazan düşünde

Her gün her an  ananım  hani  ?

 

Tonlarca derdi  ettik  hediye

Bizim yüzümüzden döndü  deliye

Şuradan geçen bu  oglumdur  diye

Başkalarını  ben sananım  hani  ?

 

Kemteri yüregin öyle yandıki

Şu yalan dünyaya nasıl kandıki

Nede inançlı öyle bir candıki

Yalana dolana  kananım hani

 

 

NE  DNİR ?

 

 Suçum günahım yok iken benim

Başıma atılan taşa ne denir

Bu kadar çilem çok iken benim

 Coşup akan kuru yaşa ne denir

 

  Belalar gelmeden anladım sezdim

 Yaşanmayan hayat ömürden bezdim

 Dosttan düşmandan sakladım gezdim

  Bu kadar yıllarım boşa ne denir

 

Düşünce ateşe parladım yandım

Nice hayırsıza inandım kandım

Ben  beni denedim zekiyim sandım

Bana yar olmayan başa ne denir

 

Kemteri nihayet  kül oldum söndüm

Vefasız  dostları  mezara gömdüm

Nan  kör  ocagına sırtımı  döndüm

Yiyip içmedigim aşa ne denir

 

........................................

MAHZUNİ  ŞERİF

 

GİDERİM

 

Gülüp egledigim nazlı dostlarım

Şu dünyadan yolcu oldum giderim

Madem boş göründü benim sözlerim

Ben sözümü geri aldım giderim

 

Sizin belinizi kıranlar yarar

Sizi arkadan vuranlar  yarar

Yaranıza biber saranlar  yarar

Ben kendi doktorum buldum giderim

 

Sizin için feda ettim canımı

Sizden aldım şöhretimi şanımı

Vurun vucudumu dökün kanımı

Bir defa dünyaya geldim giderim

 

Mahzuni sözünü söylemez boşa

Ya kuzgun leşedir ya devlet başa

Şerefi kahbeler etsin temaşa

Ben sazı erkekce  çaldım giderim

 

ŞÜKÜR    YARADANA  

 

Ogul hasreti nede zor imiş

Şükür yaradana gene kavuştuk

On gün bile ateş imiş kor imiş

Şükür yaradana gene kavuştuk

 

Yüregime hasret bir korku düştü

Efkar bastı beni yüregim pişti

Bu nasıl ayrılık bu nasıl işti

Şükür yaradana gene kavuştuk

 

Kemteri üstüne canımı verem

Geldigin yollara yüzümü serem

Yakında gelip cemalin görem

Şükür yaradana gene kavuştu