Ali Çağan

Kullanıcı Oyu: 5 / 5

Yıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkin
 

Bülbül olup, yar bağında öterim

Sevda bahçesinin gülü aşkına

Katıldım kervana pir’e giderim

Gerçek erenlerin yolu aşkına

 

 

Çağan Ali dost yoluna ol turab

Gönüller şen olsun, kalmasın harap

Aşkın badesinden bir damla şarap

Kırkların sunduğu dolu aşkına

 

20-02-1962 tarihinde, Erzurum’un Şenkaya ilçesine bağlı Aydoğdu köyünde doğdu. Yörede Aşık Irıza diye bilinen Ali Rıza Çağan’ın oğludur. Köyünde okumaya başladığı ilkokulu 1969 yılında babasının vefatından sonra Karayazı ve Hınıs Yatılı Bölge Okulları ile Hınıs Yetiştirme Yurdunda tamamladı. Orta Okulu Hınıs ve Erzurum Yetiştirme Yurdunda kalarak okudu. Rize ve Gümüşhane’de Öğretmen Lisesini okuduktan sonra hem çalışıp hem okuyarak Gazi Üniversitesi, Bankacılık ve Sigortacılık Yüksek Okulu’nu bitirdi. Uzun yıllar çeşitli inşaat şirketlerinde yönetici muhasebeci olarak çalıştı.

 

 

23 yıl Ankara’da yaşadıktan sonra İsveç’e taşındı. 2000 yılından beri Stockholm’de yaşıyor. Babasının ozan olması nedeniyle çocukluğu bağlamanın sesini duyarak geçti. Öğrencilik yılları Aşık Mahzuni, Aşık İhsani, Aşık Zamani, Muhlis Akarsu, Arif Sağ, Musa Eroğlu, Aşık Emekçi, Ruhi Su, Zülfü Livaneli ve Ali Asker dinleyerek geçti. 1984 yılında Musa Eroglu’ndan bağlama dersleri aldı. Aşık Mahzuni’nin Halk Ozanları Kültür Derneği genel başkanı olduğu dönemde genel sekreterlik görevinde bulundu. Pir Sultan Abdal kültür derneği’nde yönetim kurulu üyeliği, kültür sekreterliği ve onur kurulu üyeliği görevlerinde bulundu. 2 Temmuz 1993’teki Sivas katliamında, Madımak yangınından sağ çıkmış olması ölümden daha fazla acı verdi kendisine. Bir süre bağlamadan uzak durdu. 

 

Daha sonra topluma ve dostlarına olan sorumluluğu ile yazmaya ve türkü söylemeye devam etti. Ozan-Der’in açtığı “Özgürlük ve Demokrasi” konulu şiir yarışmasında “Biri Demokrasi, Biri Özgürlük ile Özgürlük ve Demokrasi Uğruna” isimli şiirleri ödüle layık görüldü. Sahne çalışmalarına 1988 yılında başladı. Halkevleri, sendikalar, işçi ve memur örgütleri ile Pir Sultan Abdal şenlikleri ile diğer alevi ve demokratik kitle örgütlerinin yurt içinde ve yurt dışında bulunan kültür etkinliklerine sunucu ve sanatçı olarak özveri ile katıldı.

 

1991 yılında “Sevdaya Yürek Gerek” isimli bir kaseti piyasaya çıktı. Ayrıca bir kaç sanatçı arkadaşı ile hazırladığı “Gelin Canlar Bir Olalım” isimli kasete Pir Sultan Abdal’dan bestelediği iki türkü ile katıldı. Eserleri Musa Eroğlu, Selda ve diğer sanatçılar tarafından okundu. Şiirleri çeşitli dergilerde yayınlandı. Evli ve Aslı adında bir kız babası olan Halk Ozanı Ali Çağan, sanat çalışmalarının yanında, halen İsveç Alevi Kültür Merkezi başkanlığı görevini yürütmektedir.

 

13.01.2002

 

 

 

Eserlerinden bazıları:

 

 

MİLLİYETİM İNSAN, DÜNYA’DIR YURDUM

 

Bülbül olup, yar bağında öterim

Sevda bahçesinin gülü aşkına

Katıldım kervana pir’e giderim

Gerçek erenlerin yolu aşkına

 

Hasret yarasında tükenmez sızı

Gün geçer gönülden çıkarma bizi

Alnında parlayan zöhre yıldızı

Şahlar şahı merdan Ali aşkına

 

Milliyetim insan, dünya’dır yurdum

İnsanı kamilde mevlayı buldum

Ele, bele, dile sahip kul oldum

Hünkar Hacı Bektaş Veli aşkına

 

Çağan Ali dost yoluna ol turab

Gönüller şen olsun, kalmasın harap

Aşkın badesinden bir damla şarap

Kırkların sunduğu dolu aşkına

 

 

KALKALIM AYAĞA

 

Yıllarca oturduk hep bir yerde

Kalkalım ayağa kalkalım dost

Derman bulamadık hiç bir derde

Kalkalım ayağa kalkalım dost

 

Elbet hepimizin yurdu dedik

Çalıştık aç gezdik vergi verdik

Yine de her türlü zulmü gördük

Kalkalım ayağa kalkalım dost

 

Konuşmak suç oldu yurdumuzda

Çetelerin yükü sırtımızda

Milyonlar bekliyor ardımızda

Kalkalım ayağa kalkalım dost

 

Barışçı bir düzen kurmak için

Gerçek özgürlüğe varmak için

Haksızlardan hesap sormak için

Kalkalım ayağa kalkalım dost

 

Kalkarsak karanlık dağılacak

Bilgi nehirinde boğulacak

Sevginle kardeşlik kurulacak

Kalkalım ayağa kalkalım dost

 

Düşmanlıklar bitsin dostluk sürsün

Bütün insanların yüzü gülsün

Çağan Ali’m her gün bayram olsun

Kalkalım ayağa kalkalım dost

 

 

HOŞ GELDİN GÜZEL YAVRUM

 

Hoş geldin güzel yavrum

Sevgi tümden bitmeden

Barışmalı insanlar 

Fırsat elden gitmeden

 

Dostu anacak sevgi

Kalbe konacak sevgi

Kavgayı yok edecek

Kini yenecek sevgi

 

İnsanca yaşam temel

Dünya birliği emel

Savaşsız bir evrende

Yaşamak ne mükemmel

 

Dostu anacak sevgi

Kalbe konacak sevgi

Kavgayı yok edecek

Kini yenecek sevgi

 

Sevgi gönül vermektir

Gönülde dost görmektir

Hep beraber ağlayıp

Hep beraber gülmektir

 

Dostu anacak sevgi

Kalbe konacak sevgi

Kavgayı yok edecek

Kini yenecek sevgi

 

 

ANADOLUM

 

Söz:Ali Çağan Müzik:Musa Eroğlu

 

Uyansın dedikçe uykuya daldın

Yanar Anadolu’m sana yanarım

Uygarlık yolunda hep geri kaldın

Yanar Anadolu’m sana yanarım

 

Unuttun mu sevgi verip almayı

Dünya insanıyla hep dost olmayı

Hak etmedin orta çağda kalmayı

Yanar Anadolu’m sana yanarım

 

Dostluk köprülerin yıkılır oldu

Zalimin zulmüne bakılır oldu

Ozanın, yazanın yakılır oldu

Yanar Anadolu’m sana yanarım

 

Halkı için Pir Sultan’lar asıldı

Gönül defterine bir bir yazıldı

Boşuna mı Nesimi’ler yüzüldü

Yanar Anadolu’m sana yanarım

 

Bir bak şu dünyaya bir bak haline

Cehalet gem vurmuş söyler diline

Hasretsin çağlayan sevgi seline

Yanar Anadolu’m sana yanarım

 

Çağan Ali’m direnmektir her demin

Kaptan sürememiş su almış gemin

Tek çaren başına geçmen dümenin

Yanar Anadolu’m sana yanarım ELLER GELDİ SEN GELMEDİN 

(Gözleri yolda çocuklarını bekleyen analar için)

 

Gün battı hava karardı

Eller geldi sen gelmedin

Gül benzim soldu sarardı

Eller geldi sen gelmedin

 

Yanına geleydim/Yanına geleydim yavrum

Yüzünü göreydim/Yüzünü göreydim yavrum

Yavruma sarılıp/Sevgiyle sarılıp sana

O gün ben öleydim/O gün ben öleydim yavrum

 

Yem olmasın kurda kuşa

Kalmasın ayaza kışa

Yüreğim düştü ateşe

Eller geldi sen gelmedin

 

Yanına geleydim/Yanına geleydim yavrum

Yüzünü göreydim/Yüzünü göreydim yavrum

Yavruma sarılıp/Sevgiyle sarılıp sana

O gün ben öleydim/O gün ben öleydim yavrum

 

Çağan Ali’m kurban sana

Arıyorum yana yana

Yaşam zehir oldu bana

Eller geldi sen gelmedin

 

Yanına geleydim/Yanına geleydim yavrum

Yüzünü göreydim/Yüzünü göreydim yavrum

Yavruma sarılıp/Sevgiyle sarılıp sana

O gün ben öleydim/O gün ben öleydim yavrum

 

 

 

YÜRÜ BRE HIZIR PAŞA

 

Söz:Pir Sultan Abdal Müzik:Ali Çağan

 

Yürü bre Hızır Paşa

Senin de çarkın kırılır

Güvendiğin padişahın

Gün gelir o da devrilir

 

Şahı sevmek suç mu bana

Kem bildirdin beni han’a

Can için yalvarmam sana

Şehin şah bana darılır

 

Ben Musa’yım sen Firavun

İkrarsız şeytan-i lain

Üçüncü ölmem bu hain

Pir Sultan ölür dirilir

 

 

DARAĞACI

 

Söz:Ali Çağan Müzik:Mahzuni Şerif

 

Gencecik fidandın sende bir zaman

Utan darağacı, boyundan utan

Nice yiğitlere kıydın doymadan

Utan darağacı, boyundan utan

 

Onyedilik yüzler sarardı sende

Aydın gelecekler karardı sende

Taze kızıl güller morardı sende

Utan darağacı, boyundan utan

 

Sanma ki bu devran hep böyle gider

Uzun çöp kısaya borcunu öder

Dikildiğin yerde kızıl gül biter 

Utan darağacı, boyundan utan

 

Nasıl dayanırsın bunca acıya

Gönlün düşmüyor mu, bir gün sancıya

Bir de davet gönder o idamcıya

Utan darağacı, boyundan utan

 

 

 

BEN MİYİM SEN Mİ?

 

Ayrı gayrı kalksın diyorsun sözde 

İkilik yaratan ben miyim sen mi?

Hak insanda bulduk inandık özde

Mevlayı aldatan ben miyim sen mi?

 

Yetmiş iki millet birdir demişiz

Kamil insan bizde pirdir demişiz

Dost için veririz, serdir demişiz

Can deyip can satan ben miyim, sen mi?

 

Bilim yolumuzdur, bilgi çağında

Sevgi büyütürüz gönül bağında

Muhabbet eyleriz yar otağında

Aşk’a hülle katan ben miyim, sen mi?

 

Nasibin almamış sevgiden yana

Fetvalar çıkarıp kastetti cana

Asırlar boyunca mazlum insana

İftiralar atan ben miyim, sen mi?

 

Ne insan öldürdük, ne de kin kustuk

Dövüldük, sövüldük, yakıldık sustuk

İnsanı sevene ezelden dosttuk

Bahaneyle çatan ben miyim, sen mi?

 

Çağan Ali aşkla çalar sazını

Anlatır orta çağ ham yobazını

Hakaretle açıp çirkin ağzını

Konuştukça batan ben miyim, sen mi?