logom.png

A        B        C        D        E        F        H        K        L        M        N        O        P        R        S        T        U        V        Y        Z

AŞIK BUDALA (18.yy ortaları)

 

  

Kutlu ÖZEN

        Sivas , Tokat , Amasya , Erzurum ve Kars gibi Toroslar  ve  Çukurova  da aşıkların harman olduğu yörelerimizden birisidir.Adana’dan  Gazi  Antep ve  Kahraman  Maraş’a kadar uzanan sahada Karacaoğlan , Dadaloğlu , Deliboran , Elbeylioğlu , Gündeşlioğlu , Derdiçek , Sıdkı… gibi halk edebiyatımızın ünlü ozanları yetiştirmiştir.18.yy ikinci yarısında yaşamış olan Aşık Budala da bu yörenin, Torosların güçlü bir şairidir.O da Dadaloğlu gibi iskana tabi tutulmuş ve mensubu olduğu Beğdilli oymağı ile Rakka’ya sürgün edilmiştir.Bugün Çukurova’da ve Toroslarda Beğdilli oymağından pek az Türkmen kalmıştır.Bunlar da İçel’in Gülnar ve Adana’nın bazı yörelerinde yaşamaktadırlar.

           Aşık Budala hakkındaki kişisel kanaatlarımızı belirtmeden önce bu alanda yapılan çalışmaları anlatmayı uygun gördük.

 

AŞIK BUDALA HAKKINDA ÇALIŞMALAR:

 

 

a)Sadedin Nüzhet Ergun:

            Ergun , Bektaşi Şairleri ve Nefesleri adlı eserinde Budala , Kul Budala hakkında şu bilgiyi vermektedir:

          ( XVII’ nin asırda yaşadığını tahmin ettiğimiz Bektaşi şairlerindendir.Yalnızca Bektaşiliği terennüm etmekle kalmayan , aşıkane mahiyette bir takmı koşmalar da vücuda getiren bu saz şairinin eski ve yeni mecmualarda hece vezniyle kaleme alınmış epeyce şairine tesadüf olunmaktadır ) (1)

             Ergun , adı geçen eserinde Budala’nın dört koşmasına yer vermiştir.Bunlardan ikisi Sivas yöresinde tutulmuş olan cönklerde de geçmektedir.

             Aşık Budala’dan örnek olarak verilen ilk nefes , Ergun’da  şu dörtlükle başlamaktadır:

                         Muhammed , Ali’ye selam gönderdi

                         Oturduğu postu paketsin dedi

                         Miraç’tan indikte yine söyledi

                         Yediği lokmayı haketsin  dedi(2)

 

 

 

AŞIK BUDALA

 

 

      Bizdeki cönkte ise aynı nefes şöyle başlamaktadır

      Hazreti Hızır selam göndermiş

      Oturduğu postu pak itsün diyü

      Muhammed kandilden indi,buyırdı

      Yediği lokmayı hak itsün diyü(3)

      Adı geçen nefes her iki kaynakta da 6 dörtlükten ibarettir.Son dörtlük Ergun,daki nüshada ‘’Kul Budala’’olarak geçtiği halde bendeki cönkte ‘’Budala’’olarak geçmektedir.

       Kul Budala’m cehennemin ateşi

       Rehbere bağlı dır talibin başı

       Hile ile gitse yolda bir kişi

       Onu cehenneme tık etsin dedi(4)

 

       Budala’m der cehennemin ataşı

       Rehbere bağlıdır talibin başı

       Mudarayla yola gitse bir kişi

       Yeri cehennemdir dik atsun diyü(5)

       Aşık Budala’dan örnek olarak verilen ikinci nefes,Ergun’da şu dörtlükle başlamaktadır:

       Bülbül oldum gülistanda şakırım

       Gül dalında biten gül neme yetmez

       Süleyman’ım kuş dilinden okurum

       Bana talim olan dil neme yetmez(6)

       Bizdeki cönk de adı geçen şiir aynı dörtlükte başlamakta pek az nüsha farklarıyla devam etmekte ve Budala,tapşırması ile bitmektedir(7).

 

b)Necmi  Kum Atabeyli:

       Budala konusundaki ilk çalışma Nemci Kum Atabeyli’ye aittir.Atabeyli,1937 tarihi Ülkü mecmuasında ‘’XVII.Asır Halk Şiirlerinde Budala Hakkında Notlar’’ adlı incelemesinde Budala’nın dört şiirini neşretmiştir.Bu şiirlerin dördü de İskan konusunu işlemektedir.(8)

       Atabeyli,bu şiirlerden yola çıkarak Budala hakkında özetle şu bilgiyi vermektedir:

       ‘’Fakat biz Budala’nın şairlerinde geçen isimlerin delaletiyle şairin Selim III (1776)yaşadığını tesbit ediyoruz.Manzumede adı geçen Yusuf Paşa , Koca Yusuf Paşa olacaktır.Kadıoğlu ise Konya’da Nizam-ı Cedid teşkilatını yapan zattır(9)’’. 

       Yine Atabeyli,Budala’nın şiirlerinden yola çıkarak onun Kırıkkale iline bağlı  Hasan Dede kasabasındaki’’Gazi Aşık Hasan Dede’’ile de bir gönül yakınlığı içinde bulunduğunu belirtmektedir.Bu konuda şöyle demektedir:’’Kırıkkale kanununa bağlı Hasan Dede köyünde,Mimar Sinan camisine bitişik türbesi bulunan Hasan Dede menkıbeleri etrafında yazılan manzumelerin/şiirlerin üçü Budala’nın mahlasını taşıyor’’(10).Dr. Tahir Kutsi Makal’da ‘’Halkbilim ve Edebiyat’’adlı eserinde aynı  hususa değinmektedir.’’…Gazi Aşık Hasan Dede,Budala,Aşık Veysel…gibi ozanlar O’nu öven şiirler yazmışlardır’’(11).

        Atabeyli,adıgeçen makalesinde Hasan Dedeyle şöyle bir menkıbeyi de anlatmaktadır:

‘’Balım Sultan’ın postnişliği zamanında dergahtaki Akpınar’dan Kızılelma akıyor.Hasan Dede,o civarda sekiz on kişi ile oturup konuşurken,Balım Sultan’a misafir oluyorlar.Balım Sultan,Hasan Dedeye işaret ederek ‘’Ceyhan kazası senin nasibindir,git nasibin ordadır’’diyor.Orada Türkmenden dört aşiret kendisine tabi oluyorlar:Beğdilli,Gündeşli,İlbeğli,Kuyumcu.Bu aşiretlerden bir kısmı Adana tarafında yerleşiyorlar(12).

        Atabeyli’ye asıl adı Hüseyin Şah olan Budala,Beğdilli oymağına mensup bir Türkmendir(13).

 

c.Refik Ahmet Sevengil:

             Sevengil,Yüzyıllar Boyunca Halk Şairleri adlı eserinde Atabeyli’nin makalesinden yararlanarak Budala hakkında şu bilgiyi vermektedir:

           ‘’…Budala mahlasıyla şiirler söyleyen Bektaşi şairin adı Hüseyin’dir.’’dedikten sonra Atabeyli’nin makalesinden geçen iki şiiri örnek olarak vermiştir(14).

 

d.Prof. Dr. Şükrü Elçin:,

              Elçin,’’Şairnameler ve Sun’i’nin Şairnamesi’’ adlı makalesinde Aşık Budala’dan da bahseder.Sun’i XVII. yüzyılında yaşamıştır.Şairnamesinde 108 şairin adını zikretmiştir.Prof. Dr. Şükrü Elçin tarafından neşredilen bu şairnamede bu Budala şu dörtlükte geçmektedir:

              Kızkapan’ın tab’ı bir derya idi

              Kuloğlu şakıyan bir şeyda idi

              BUDALA da gayet pür-sevda idi

              Uryan gezer idi Derviş Ferahi(15)

 

e.Mehmet Sabri Koz:

              Koz,Türk Dili ve Edebiyatı Ans. (Dergah) yazmış olduğu Budala maddesinde Aşık Budala hakkında şu bilgiyi vermektedir:

            ‘’XVIII. yy. halk şairlerindendir.Türkmen aşiretlerinden birine mensup ve Bektaşi olduğu sanılıyor.Şiirlerinden göçebe aşiretlerin iskan olaylarından,aşiretler arası  mücadelelerden,aşiretlerin ünlü kişilerinden ve devrin devlet adamlarından söz ettiği gibi tarikat konularına da değinmiştir.Bazı şiirlerinde mahlasının başına ‘’Kul’’ sıfatının da getirdiği görülür.Nerede,hangi yıllar arasında yaşadığı bilinmediği gibi,bazı kaynaklarda XVII.yüzyılda yaşamış olarak gösterilmektedir.XVII.yüzyıl aşıklarından Sun’i ‘nin şairnamesinde  anılmaktadır.Bu kayıt Sun’i’nin yaşadığı asır değişmedikçe XVII.yüzyılda Budala mahlaslı bir aşığın yaşadığını düşündürecektir.bunu şimdilik ayırt etmek mümkün gözükmüyor(16)’’.

               Görüldüğü gibi S.N. Ergun’la başlayan çalışmalar günümüze kadar sürdürülmüştür.Aşık Budala yalnız Adana,Kahraman Maraş,Gazi Antep yöresinde tanılan bir ozan değildir.Ankara,Sivas ve Tokat yöresinde tanınmaktadır.Nitekim bu yörelerde tutulmuş olan cönklerde Aşık Budala’nın şiirleri de yer almaktadır.Biz bu araştırmamızda Budala’nın altı koşmasını halk şiirlerimize kazandırmaya çalıştık.Bunlardan:

                Kömür gözlüm bana dertlerin çoktur

                Çık bir yol sansın ki andan gideyim

                Hayli zamandır seni gördüğüm yoktur

                Çık bir yol salsın ki andan gideyim(17)

Dörtlüğüyle başlayan kıtası,

                Yörük olur gönül kuşu

                Evliya söyletir taşı

                İrfanını bilen kişi

                İrfanda niyaz eylesin(18)

Dörtlüğüyle başlayan semaisi ile,

                Elime aldım kalemi

                Seyrettim cümle alemi

                Arifler geçer kaleme

                Gevher incilmez incilmez(19)

Dörtlüğüyle başlayan diğer semaisi ilk defa tarafımızdan derlenmiştir.

                Altı şiirlerinin beşini koşma be semai tarzında yazan Budala,diğer bir şiirini bozuk bir aruzla ve failatün/failatün/failatün/failün vezniyle yazmıştır.İlk bakışta hece vezniyle yazılmış görünüyorsa da aaba/ccca/ççça/ddda/eeea kafiye düzeniyle yazılan bir divandır.

                 Üç huruf ile bir nokta dört kitaban andan çıkar

                 Elif’i mim’de ayıran o kezzab dinden çıkar  ,

                 Üstüvayı hikmetini değme bir can anlamaz

                 Ziya verir şems kamer mahı-tab andan çıkar

 

Dörtlüğüyle başlayan divan,

                     Ey Budala tefekkür ol gözle dostun yoluna

                     Künt-ü kenze nazar eden bulur edna halini

                     Ba ile ca,za ile ka,e gösterir yoluna

                     Ehl-i hakikat madeni cavidan andan çıkar(20)

Dörtlüğü ile bitmektedir.Divan,tamamen Hurufiliğe ait kelimeleri,telmihleri,harfleri ihtiva etmektedir.(21)

                     Bütün bu bilgilerden ve yayınlanmış şiirlerden yola çıkarak konuyu şöylece özetleyebiliriz:

a.Yunuslar,Pir Sultanlar,Kul Himmetler,Noksaniler,Feryadiler…  örneğinde olduğu gibi bizim kanaatimize göre farklı yüzyıllarda yaşamış ve Budala mahlasıyla şiirler yazmış halk ozanları vardır.

b.Bunlardan ilki Sun’i’nin Şairnamesi’nde adı zikredilen XVII.yy. yalamış Budala’dır.

c.Budala mahlası ikinci halk ozanı XVIII.yy. Toroslarda yaşamış Beğdilli oymağına mensup Aşık Hüseyin’dir.Bu ozan şiirlerinde ‘’Kul Budala ve Budala’’mahlasını kullanmıştır.

Şiirlerinizden örnek verdiğimiz ozan Aşık Hüseyin’dir.

d.Divan tarzında şiirler yazan,Hurufiliği benimsemiş olana Budala’nın bizim kanaatimize göre Aşık Hüseyin’le  ilgisi yoktur.Budala mahlası bu üçüncü halk şairi konusunda iddialı değiliz.İleride yapılacak olan bilimsel araştırmalar bu konuyu açıklık getirecektir.

 

Dipnotlar ve kaynakça:

1.S.N.Ergun,Bektaşi Şairleri ve Nefesleri,Cilt:1-2,İstanbul Maarif Kitaphanesi,İstanbul-1995,s.69

2.Ergun,a.g.e, s.69

3.Divriği Höbek köyü 1290 tarihli cönk

4.Ergun,a.g.e ,s.70

5. Divriği Höbek köyü 1290 tarihli cönk

6. Ergun,a.g.e ,s.70

7.Şarkışla Sivrialan köyünde tutulan tarihsiz cönk

8.Naci Kum Atabeyli,XVII. Asır Halk Şairlerinden Budala Hakkında Notlar,Ülkü,Cilt:X,Sayı58,İlkkanun 1937,s.321-325

9.Atabeyli,a.g.m, s.323

10. Atabeyli,a.g.m, s.322

11.Dr. Tahir Kutsi Makal,Halkbilim ve Edebiyat,İstanbul-1990,s.46

12. Atabeyli,a.g.m, s.323

13. Atabeyli,a.g.m, s.325

14.R.Ahmet Sevengil,Yüzyıllar Boyunca Halk Şairleri,İstanbul-1965 s.224-233

15.Prof. Dr. Şükrü Elçin,Şairnameler ve Sun’i’nin Şairnamesi,MİFAD,Halk Ed..Araştırmaları,Ankara-1977, s.152-89

16.M.Sabri Koz,Budala maddesi,Türk Dili ve Ed. Ans.Cilt:1 Dergah Yay.

17.Divriği Örenik köyü tarihli cönk

18.Kangal Karanlık köyü 1331 tarihli cönk

19.’’     ‘’    ‘’      ‘’      ‘’    ‘’      ‘’    ‘’        ‘’

20.Fazlullah Hurufi (1339-1393),Hurufiliğin kurucusu

 

 

Aşık Budala’nın şiirlerinde örnekler:1

 

DEVİŞ/KOŞMA (NASİHA)

 

Hazreti Hazır selam göndermiş

Oturduğu postu pak etsün deyü

Muhammed kandilden indi buyurdu

Yediği lokmayı hak etsün deyü

 

Yiyüb yediğini meydanda erid

Yolı  togrı tut da erkanı yürüd

Kimi talib olmuş kimisi purud

Anı birbirine kat etsün deyü

 

Katardan ayrılmış bir devesi var

Cemde kabul olmuş bir duası var

Bin katar devede bir devesi var

Elinde ilerüye çak etsün deyü

 

Kurbanlık koyunu sürüden seçme

Aç otur kimsenin südini içme

Direksiz köprüye  uğrayup geçme

Elin temeli yok yık etsün deyü

 

Bir kişi rehbere gidemez ise

Rehber buyırdığı tutamaz ise

Hak cemine meyi katamaz ise

Yükü saman …… dök etsün deyü

 

BUDALA’m der cehennemin ataşı

Rehbere bağlıdır talibin başı

Mudarayla yola gitse bir kişi

Yeri cehennemdir dik atsun deyü

 

 

Açıklama:Divriği Höbek köyünde tutulan 1290 tarihli cönk.Aynı deyiş,S.N. Ergun’un Bektaşi Şairleri ve Nefesleri’nde (s.69-70)nüsha farkıyla geçmektedir.’’Kul Budala’m cehennemin ateşi’’tapşırması bulunmaktadır.

 

Aşık Budala’nın şiirlerinden örnekler:2

 

DEYİŞ/KOŞMA(NEFES)

Bülbül oldum gülistanda şakırım

Öz bağında biten gül neme yetmez

Süleyman’ım kuş dilinden öterim

Bana talim olan dil neme yetmez

 

Derviş oldum pir eteğin tutarım

Hakla doğru çekilmiştir katarım

Baykuş gibi garip garip öterim

Issız viraneler neme yetmez

 

Aşk kitabın ele aldım yazarım

Daim hakka doğru meylim nazarım

Neme gerek dağ başında gezerim

Ol kerime diden yol neme yetmez

 

Bu dünyanın nolacağı malümdür

Bu sırrın aslına eren Ali’mdir

Az yaşa çok  yaşa sonu ölümdür

Bana hırka ile şal neme yetmez

 

BUDALA’m sırrına kimseler ermez

Tevekkül malına erteye komaz

Kişi kısmetinden ziyade yemez

Bana kısmet olan mal neme yetmez

 

Açıklama:Şarkışla Sivrialan köyünde tutulan tarihsiz cönk(XIX yy ?)Aynı deyiş,S.N. Ergun’un Bektaşi Şairleri ve Nefesleri’nde (s.70) nüsha farkıyla geçmektedir.

 

Aşık Budala’nın şiirlerinden örnekler:3

 

DEYİŞ/SEMAİ

 

Yörük olur gönül kuşu

Evliya söyletir taşı

İrfanını bilen kişi

İrfanda niyaz eylesin

 

Alma gözlü arayanlar

Ahdi bütün koçyiğitler

Yeryüzünde biten otlar

İrfanda niyaz eylesin

 

Hacca giden can hacılar

Görmesin ağrı hacılar

Yoloğlu,müslim bacılar

İrfanda niyaz eylesin

 

Der BUDALA’m oldu tamam

İşte şimdi hazır zaman

Şeyh Safi’yan,On’ki İmam

İrfanda niyaz eylesin

 

Açıklama:Tokat’ta tutulan 1320 tarihli cönk

 

 

Aşık Budala’nın şiirlerinden örnekler:4

 

DEYİL/KOŞMA (GÜZELLEME)

 

Kömür gözlüm bana dertlerin çoktur

Çık bir yol salsın andan gideyim

Hayli zamandır gördüğüm yoktur

Çık bir yol salsın andan gideyim

 

Çıkıp çıkıp yollarımı bağlama

Ciğerciğim hak oduna dağlama

Gitti kömür gözlüm beni eğleme

Çık bir yol salsın andan gideyim

 

Gideceğim yollar kıştır borandır

Gidiyorum geleceğim gümandır

Yarda ayrılmışım hayli zamandır

Çık bir yol salsın andan gideyim

 

Gideceğim yollar hayli yokuşlu

Ağ gerdana çiftle benler nakışta

Üsküfün eğdirmiş şahin bakışla

Çık bir yol salsın andan gideyim

 

BUDALA’m eydür ömrümün varı

Canımın cananı gözümün nuru

Ben gidenden sonra var salsın yavru

Çık bir yol salsın andan gideyim

 

Açıklama:Divriği Örenik köyünde tutulan tarihsiz cönk(XIX yy. ?)

 

 

Aşık Budala’nın şiirlerinden örnekler:5

 

 

DEYİŞ/SEMAİ(TAŞLAMA)

 

Elime aldım kalemi

Seyrettim cümle alemi

Arifler seçer kelamı

Gevher incilmez incilmez

 

Dünya tebdil düzen  olmuş

İkrarından bezen olmuş

Her talip bir hezan olmuş

Yonsan incilmez incilmez

 

Öyle kılın uyrığın

Sorun evliya buyrığın

Kırksan yelesin kıyrığın

Koca gencelmez genzcelmez

 

Bu yollarda yalan

İmamını verme talan

Yorulup da yolda kalan

Hergiz dincelmez dincelmez

 

BUDALA’yım der ki bilin

Dinleyin sesin bülbülüm

Vakti geçince bir gülün

Solar goncalmaz goncalmaz

 

Açıklama:Kangal Karanlık köyünde tutulan 1331 tarihli cönk

 

Don't have an account yet? Register Now!

Sign in to your account