logom.png

A        B        C        D        E        F        H        K        L        M        N        O        P        R        S        T        U        V        Y        Z

 Vahap Bozkurt (Suzani)

Aşık Suzani (Vahap Bozkurt)

Aşık Suzani tahminen 1890 yıllarında doğdu ve 1940 yıllarında vefat etti. 

Ali Efendi "Suzani'nin babası" 8 yıl gibi uzun bir süre, askerde kaldığı için, tahsilini, bilgisini, kültürünü ve tecrübesini o derecede arttırmıştır. 

Köyde mali durumu müsait olduğundan iki çocuğuna "Suzani ve Veli Revani" hem okuma yazma öğretmiş, hemde Alevi tarikatına göre, kendisi Şah İbrahim soyundan olduğu için Dedeliği ve Zakirliği öğretmiştir. 

Suzani ve Veli Revani, Bozkurt soyisimlerini almışlardır. İstiklal savaşı yıllarında, Mustafa Kemal Atatürk'ün ordusunda birisi başçavuş diğeri ise bölük amiri olarak görev almışlardır. 

 

Askerden geldikten sonra Dışlık'lı Yarım Ali, Şarkışla'lı Aşık Veysel, Hikayeci Ağa Kahya, ile birlikte Aşık Süleyman yönetiminde bir ekip oluşturarak Sivas'ta düzenlenen "Sivas Halk Şairleri Bayramı" na katılmışlardır. Suzani Cumhuriyetin Kuruluşunu, kazanılan zaferi ve yapılan yenilikleri öven bir destan söylemiştir. 

Vahap Suzani de Aşık Süleyman gibi Mamaş'ın usta aşığı, Aşık Hassöğ'den ders almış, onun bilgisiyle kendini yetiştirmiştir. Aşık Süleyman ile birlikte çeşitli meclislere katılmıştır. Suzani aynı zamanda ud ve keman da çalıyormuş. Daha çok güzelleme, ağıt, feleğe, yergi, deyişlerinin konularını belirler. 

Suzani yaşamında feleğin çeşitli darbelerini yemiş, talihsizlikler bir türlü peşini bırakmamamış, eş, dost, kavim, kardeş tarafından hemen hemen hiç sorulmamış ve en sonunda da çok genç yaşta, 48 yaşında hayata veda etmiştir. Kendisi ölmeden önce, hastalığından dolayı Sivas'ta bir hastanede tedavi görmüş ve ziyaretine kimse gelmemiştir, iç burukluğu içinde kalıp eşine, dostuna, kardeşine kahır etmiş ve bunu dizelerinde dile getirmiştir.

 

Olura Olmaza

 

Olura olmaza minnet etmezken

Alemde her şeye kul ettin felek

Evvel kıymetime paha biçmezken

Şimdi kıymetimi pul ettin felek

 

Ciğerime vurdun sağılmaz yare

Sen beni düşürdün ah ile zare

Ararım derdime bulamam çare

Hastahaneleri yol ettin felek

 

Şu sinemi odlar ile doldurdun

Her zaman ağlattın nerde güldürdün

Benim Negiz'imin benzin soldurdun

Elin dikenini gül ettin felek

 

Alışık tel takın çalın sazımı

Mevlam kara yazmış benim yazımı

Anadan gülmedik emlik kuzumu

Yaktın sinesini kül ettin felek

 

Nazlı nazlı büyüttüm hacer'imi

Gurbet eller oldu meskenim yerim

Tahammül eylemez gül yüzlü perim

Beni bu dert ilen del ettin felek

 

Bir kez yüzün görsem Abbas gardaşım

Evvelden belalı bu benim başım

Gelse muhiplerim eşim yoldaşım

Gözümün yaşını kan ettin felek

 

Dayım neden gelmez benim yanıma

Hasretlik kar eyledi canıma

Yandım ateşlere bak Suzani'ye

Emmizadelerim bana el ettin felek

 

Don't have an account yet? Register Now!

Sign in to your account