logom.png

A        B        C        D        E        F        H        K        L        M        N        O        P        R        S        T        U        V        Y        Z

Aşık Mihmani

1917 - 1987. Gemerek’in Saraç köyünde doğdu. Asıl adı Hasan Yıldırım’dır. İlkokulu köyünde okudu.

Küçük yaşlarda aşıklık geleneğine ilgi duymaya başladı. Köylerindeki Fato adlı yaşlı bir kadından türkü söylemesini öğrendi. Zamanla kendi şiirlerini de yazmaya başladı. İlk bağlama derslerini ise akrabası olan Sarıkayalı Hüseyin Gürsoy’dan aldı.

Kısa sürede yöresinde tanındı. Bir süre Aşık Veysel’le (1894-1973) birlikte çeşitli yerleri dolaştı. Bu dönem içerisinde Yüzbaşıoğlu mahlası da Aşık Veysel tarafından verildi. Sonraki dönemlerde tanışıp birlikte dolaştığı Aşık Ali İzzet (1902-1981) tarafından ise Mihmani mahlası verildi. Bundan dolayı şiirlerinde/deyişlerinde bazen Mihmani bazen de Yüzbaşıoğlu mahlasını kullandı.

Gelenekler çerçevesinde Devrani (1928-1993), Hüdai (1940-2001) gibi birçok aşıkla da Türkiye’nin çeşitli yerlerini dolaştı.

Birkaç kez Konya Aşıklar Bayramına katılan Aşık Mihmani, çeşitli yarışmalarda ödüller kazandı.

Ailesinde birçok aşık bulunan Aşık Mihmani’nin yaklaşık 300 şiiri/türküsü kayıtlara geçti.

Aşık Mihmani köyünde öldü ve orada toprağa verildi.

 

 

 

Dost Dost

 

Şu yalan dünyada ömrüm oldukça

Dilinen çağırım nerdesin dost dost

Dertli sazım yanık yanık çaldıkça 

Telinen çağırım nerdesin dost dost

 

Yürü sevdiceğim gerçeksin gerçek

Ne kadar güzelsin o kadar gökçek

Bedenim bahçedir aşkım bir çiçek

Gülünen çağırım nerdesin dost dost

 

Enginlerden yücesine çıktıkça

Dertli sinem aşk oduna yaktıkça

Sarı çiğdem gibi güzel koktukça

Yelinen çağırım nerdesin dost dost

 

Kağıt kalemini ele aldıkça

Ağlayıp da gözyaşımı sildikçe

Mektubumu posta ile saldıkça

Pulunan çağırım nerdesin dost dost

 

Mihmani’yim yeni çıktım huzura

Kail oldum haktan gelen yazara

Öldüğümde gider iken mezara

Salınan çağırım nerdesin dost dost

 

 

 

 

 

Yavrum

 

Hasret mektubunu aldım elime

Dikkat et yazdığım sözlere yavrum

Gitmek mi istedin gurbet ellere

Ayrılık mı düştü sizlere yavrum

 

Birini attım ben Yıldızeli’ne

Bülbül oldum hasiretim gülüne

Hasta oldum su veren yok elime

Yaktı ciğerimi közlere yavrum

 

Zalim felek beni attı yabana

Uyku tünek yoktur döndüm çobana

İhtiyar nişanı düştü babana

Sızılar başladı dizlere yavrum

 

Mihmani’yim kem haberim alınca

Dost ağlayıp düşmanlarım gülünce

Vadem yetip gurbet elde ölünce

Saranım bulunmaz bezlere yavrum

 

 

 

Don't have an account yet? Register Now!

Sign in to your account