Aşık Serdari

Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

Şarkışlalı Aşık Serdari

Doğum Tarihi: 1833

Memleketi: Şarkışla 

 

 19. yüzyılda yaşayan güçlü halk şairlerinden Serdarî, geçmişten günümüze doğru Gedik, Çubuk, Tonus gibi adlarla da anılan ve çok ünlü âşıkların yetiştiği Şarkışla’nın Kayalıyokuş mahallesinde 1833 yılında dünyaya gelmiş. Asıl adı Hacı olan Serdarî, çevrede Çolak Hacı diye tanınmış. Nedenini şöyle anlatıyorlar:

 

Küçük yaşta eşekten düşerek kolu kırılan Hacı'nın sınıkçılara sardırılan kolu kangren olmuş. Hayatını kurtarmak için kolunu testere ile kesip atmışlar. O andan itibaren de Hacı'nın adı Çolak Hacı diye anılmaya başlamış.

 

Daha küçükken annesi ve babasını kaybeden Çolak Hacı, amcasının diğer akrabalarının ve komşularının yardımı ile büyümeye günden güne serpilmeye başlamış. Yetimlik yoksulluk ve türlü acılar, Hacı'nın yanık ruhunu zamanından önce olgunlaştırmış.

 

Şarkışla, halkın hayvancılıkla uğraştığı kışı uzun ve sert bir kasaba. Sekiz ay süren kış boyunca buranın halkı odalara toplanır, halk hikayeleri okunur, zamanın usta aşıkları çalar çığırır hoşça zaman öldürmenin yolları aranırdı.

 

Sesi çok güzel olan Çolak Hacı, bu odaların kapı diplerinde duyup öğrendiği türküleri, kasaba dışında yalnız kaldığı zamanlar söylemeye başlamış. Gençlik çağına geldiği zaman da kendiliğinden deyişler dermeğe koşmalar koşmaya başlamış.

 

İlk zamanlar bu durumunu gizleyen, mahalle büyüklerinden ve akrabalarından utanan Hacı, bir zaman sonra içindeki duygulara set çekememiş kendini bırakmış. O'nun gösterdiği bu gelişme, kendisinden yaşça büyük Şarkışlalı aşıkların hoşuna gitmiş.

 

O zamanlar nasıl davul zurnasız bir düğün düşünülemezse, aşıkların davet edilmediği bir düğün de düşünülmezmiş. Hacı'daki cevheri sezen aşıklar O'nu da yanlarında düğünlere götürmeye başlamışlar. Hacı artık söze söz ile, türküye türkü ile karşılık vermeye, gözünü budaktan esirgememeye başlamış. Bunun için ustaları Serdarî mahlasını vermişler. Böylece Çolak Hacı'nın adı Serdarî olmuş.

 

Yetimlik, bir yandan yoksulluk ve yaşadığı acılar, Hacı’yı zamanından önce olgunlaştırmış. Serdarî'nin şiirleri hayal mahsulü değil. En başarılı yönü çevresindeki ve devrindeki olayları büyük bir ustalıkla dile getirmesi. Bu değerli şair, uzun ve çileli bir hayattan sonra 1922 yılında Şarkışla’da ölmüş.

 

Okuma yazma bilmediği için şiirlerini bir deftere toplatamamış. İrticalen söylediğinden bir çok şiiri kendisiyle birlikte unutulup gitmiş. Yıllar sonra çok zor şartlarda Kadri Özyalçın ve Kemal Gürpınar, Serdarî'nin şiirlerini derleyerek "Şarkışlalı Serdarî" adlı küçük bir kitapta toplamışlar.

 

Serdarî hakkında ikinci kitap, Ahmet Özdemir tarafından 1979 yılında hazırlanmış ve bu kitabı Şarkışlalılar Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği ŞAR DER yayınlamıştı. Daha sonra bu kitap 1997 yılında genişletilerek, “Şarkışlalı Aşık Serdarî ve Yöre Halk Şairleri” adı altında yayınlandı.