logom.png

A        B        C        D        E        F        H        K        L        M        N        O        P        R        S        T        U        V        Y        Z

Sefil Selimi (Ahmet Günbulut)

 

 Sefil Selimi  

 

   Kimse bana yaren olmaz yar olmaz 

   Mertlik hırkasını giydim giyeli 

   Dünya bomboş olsa bana yer kalmaz 

   İnsana muhabbet duydum duyalı 

 

 

            Çoğu bende kağıt hüccet arıyor 

               Hal bilmeyen dip dedemi soruyor 

               Dostlar ölümüme karar veriyor 

               Sefil Selimi'yim dedim diyeli 

    

   1933 yılında Sivas’ın Şarkışla ilçesinde doğdu. Orta okulu ikinci sınıfa kadar okudu. 1966 yılında Konya Türkiye aşıklar bayramına katılan aşıklarımızdandır. 1968 yılında çalışmak için Hollanda ya gitmiş her yıl Avrupa dan gelerek Ekim ayı sonlarında yapılan Türkiye aşıklar bayramında hazır bulunmuştur.

 

    Evlidir ve 6 çocuk babasıdır. 1972 yılında kesin dönüş yaparak doğum yeri olan Sivas’a yerleşti. Saz çalmayı ve şiir söylemeyi kendi kendine öğrendi. Atışma şiir dalında üstün bir yeteneğe sahiptir. Türkiye aşıklar bayramının da 1969 yılında Kul Mustafa adında bir ozanla yaptığı atışma hala unutulmadı. Şiirlerinde yalın gerçeği felsefe ve tasavvufu işlemektedir. Türkiye aşıklar bayramında düzenlenen ve her yıl tekrarlanan yılın yedi şiiri yarışmalarında hep ilk 7 seçme şiir arasında şiirleri yer almıştır.

 

Sefil Selimi’nin Kul Yanmasın adını taşıyan kitabı vardır.

Sefil Selimi hakkında çıkan diğer kitaplar:

*Abdullah Satoğlu-Yar badesi

*İbrahim Aslanoğlu-Yalınkat

*Doğan Kaya-Çobanın Can Pınarı

*Uğur Kaya-Şiirleri ve Türküleriyle Sefil Selimî

 

 

Aşık Sefil Selimi 30.12.2003 saat 10.00'da Hakk'ın rahmetine kavuştu...

 

Kendi el yazısından Sefil Selimi'nin hayatı

 

 

 

Eserlerinden bazıları:

 

 

Yansın

 

Hor görme Rahmanın kudreti kulda 

Kul yanmasın Sefil Selimi yansın 

Her maharet mevcut el oğlu elde 

El yanmasın Sefil Selimi yansın

 

      ..........................

 

Ey Sefil Selimi acı her cana 

Yakıp kimseyi düşürme isyana 

Yanan bir şey fayda vermez insana 

Gül yanmasın Sefil Selimi yansın

 

 

Çık Gözüme 

 

Sihirli mühürlü bir kapıdayım, 

Gâhi örtük, gâhi açık gözüme. 

Esrara bürünmüş bir yapıdayım, 

Gâhi mamur, gâhi açık gözüme. 

 

Gördüğüm her şeyde ararım mânâ, 

Esrarla hikmetle kalırım dona, 

Her varlık mahsustur yalnız ona, 

Gâhi büyük gâhi küçük gözüme. 

 

Yoruldu mantığım kurudu zekâm, 

Hakk’ın boyasına yetmiyor rakam, 

Sarmış bu alemi top yekün bekam, 

Gâhi bin gâhi buçuk gözüme. 

 

Çeşitli kılıkta o verir emir, 

Kendi düzeninde fikri hür amir, 

Yaptığını eder, eliyle tamir, 

Gâhi binâ, gâhi saçak gözüme. 

 

Sefil Selimi’nin derdi var köklü, 

Haksız gözükür ya tamamen haklı, 

Aradığı hakan adem’de saklı, 

Gâhi emir, gâhi köçek gözüme. 

 

 

Leyla Nedir ki Yanında 

 

Hiç kimse benzemez sana, 

Leylâ nedir ki yanında! 

Mecnunda hak verir bana, 

Leylâ nedir ki yanında! 

 

Ferhat-Şirin olsa şaşar, 

Görse ayağına düşer, 

Mevlâ seni sende yaşar, 

Leylâ nedir ki yanında! 

 

Gam çekersen güneş doğmaz, 

Gökten yere rahmet yağmaz, 

Gözlerin tarife sığmaz, 

Leylâ nedir ki yanında! 

 

Baldan leziz lafın batmaz, 

Sen uyursan şafak atmaz, 

Nutkum durur, dilim tutmaz, 

Leylâ nedir ki yanında! 

 

Gücüm artar, ilmim artar, 

Aşk ver gafletimden kurtar, 

Saç telin bin Leyla tartar, 

Leylâ nedir ki yanında! 

 

Dara düştüm, zora düştüm, 

Adını söylerken coştum, 

Seninle ben beni aştım, 

Leylâ nedir ki yanında! 

 

Rüzgâr yalamasın seni, 

Ecel alamasın seni, 

Zaman silemesin seni, 

Leylâ nedir ki yanında! 

 

Kerem,Yunus, Mansur gelmiş, 

Hepsi pek fazla ün almış, 

Selimi bir güzel bulmuş, 

Leylâ nedir ki yanında! 

 

 

Karaözünde 

 

Ne zaman uğrasam aklımı alır, 

Aşk muhabbet bulur karaözünde. 

Yarenler ahbaplar gönlümde kalır, 

Aşk muhabbet bulur karaözünde. 

Karayım kara, benzerim kar’a 

 

Ulular yaşamış, aşıklar doğmuş, 

Bütün insanları hüdayı bilmiş. 

Sanki birbirinden temiz ders almış, 

Söz demiş, saz çalmış karaözünde. 

Karayım kara, benzerim kar’a. 

 

Yücelerin gine ahbaplık etmiş, 

Hepsi birbirinin elinden tutmuş, 

Hileyi, hatayı özünden atmış, 

Tertemiz insanlar karaözünde. 

Karayım kara, dönmüşüm kar’a. 

 

Ey aşığım söyler, hemi de dinler, 

Garezler de kini daima önler, 

Hepsi de çalışır baş ile canlar, 

Çalışkanlar dolmuş karaözünde. 

Karayım kara, dönmüşüm kar’a. 

 

Hepsi bir ayna da aynı sıfatta, 

Birbirine benziyorlar surette, 

Ana caddesi var sanki sırat da, 

Yürümüş mevlaya karaözünde. 

Karayım kara, dönmüşüm kar’a. 

 

Kızılırmak akar yanı başında, 

Sevda fışkırıyor toprak taşında, 

Hep insanlar güzel kendi işinde, 

Seven sevgi bulmuş karaözünde. 

Karayım kara, benzerim kar’a. 

 

Gelmişim bu yere neyi ararım, 

İnsan olsam insanlara yararım, 

Ben beni yitirdim burdan sorarım, 

Sefil Selimi'yi bulmuş karaözünde. 

Karayım kara, dönmüşüm kar’a. 

 

  Kimse Bana Yaren Olmaz 

 

Kimse bana yaren olmaz yar olmaz 

Mertlik hırkasını giydim giyeli 

Dünya bomboş olsa bana yer kalmaz. 

İnsana muhabbet duydum duyalı 

 

İmanım hükümdar benliğim esir 

Ehli beyti sevdim dediler kusur 

Kimi korkak dedi kimi de cesur 

Kurt ile koyunu yaydım yayalı 

 

Ardımdan vuranlar yüzüme güler

Kestiği az gibi parçalar böler

Herkes kılıcımı boynumda biler

Başımı meydana koydum koyalı

 

"Bu Kızılbaş olmuş, yunmaz" diyorlar

"Kestiği haramdır, yenmez" diyorlar

"Camiye mescide konmaz" diyorlar,

İmam Şah Hüseyn'e uydum uyalı

 

Çoğu bende kağıt hüccet arıyor 

Hal bilmeyen dip dedemi soruyor 

Dostlar ölümüme karar veriyor 

Sefil Selimi'yem dedim diyeli 

 

 

Beni 

 

Beni ne arayın ne elden sorun, 

Necmettin Efendi, Yunus Efendi. 

Size söz söyleyim siz karar verin, 

Necmettin Efendi, Yunus Efendi. 

 

Aşkın delisiyim, pirin hayranı, 

Kubbenin kendiyim yerin hayranı, 

İkiyi severim birin hayranı, 

Necmettin Efendi, Yunus Efendi. 

 

Bu halkın içinde deli sayılan 

Elimdeki sazın teli sayılan, 

Canlıyım ve lakin ölü sayılan, 

Necmettin Efendi, Yunus Efendi. 

 

Ululara hizmetim var aşkım var, 

Sohbetim var irfanım yok meşkim var, 

Ölçülmez, bilinmez beden köşküm var, 

Necmettin Efendi, Yunus Efendi. 

 

İkiliği bilinmez suya benzerim, 

Bulutlar ardında aya benzerim, 

Sizler bana söylen neye benzerim, 

Necmettin Efendi, Yunus Efendi. 

 

Ayağım yerlerde göklerde başım, 

Nefesde nefesim yerdeki daşım, 

Allah’la insanla daima işim, 

Necmettin Efendi, Yunus Efendi. 

 

Kendi kendim ile savaşım vardır, 

Zalim de alim de bir bana yardır, 

Dövseler sövseler ne fayda vardır, 

Necmettin Efendi, Yunus Efendi. 

 

Layık olunmayan aşkı bulamaz, 

Bedavadır amma kimse alamaz, 

Bu çeşmeden cahil insan dolamaz, 

Necmettin Efendi, Yunus efendi. 

 

Aldığım altını harcamam hemen, 

Bir adem kuluna eyledim iman, 

Onun için halim gayetten yaman, 

Necmettin Efendi, yunus efendi. 

 

Bazı dolu gibi bazı boş gibi, 

Bazı hayal gibi bazı düş gibi, 

Herkes yiyor beni dolu boş gibi, 

Necmettin Efendi, Yunus Efendi. 

 

Ey Sefil Selimi söyleme uzun, 

Belki de dostlara verirsin hüzün, 

Güneşi olmalı mutlaka bugün, 

Necmettin Efendi, Yunus Efendi. 

 

 

Kevser Irmağı  

 

Kevser ırmağında saki olan yar,

Bir bardak dem ikram etmez mi ola?

Sıratın yolunu iyi bilen yar,

Benim de elimden tutmaz mı ola?

 

Aman medet, duy sesimi dardayım,

Sorma hallerimi, gayet zordayım,

Cehennemden daha beter kordayım,

Yanarım, yandığım yetmez mi ola?

 

Her yanımı harlı ateş çevirdi,

Vücut sarayımı yaktı kavurdu,

Yaptım mamur ettim, geri çevirdi,

Viranemde, güller bitmez mi ola?

 

Zindanda kalsam da gam yemem gene,

Sefil Selimi'yle dursan yan yana,

Olmak istiyorum, dostla can cana,

Muradımca bülbül ötmez mi ola?

 

 

Kaç 

 

Gösteriş yapan, 

İnsanlardan kaç. 

Maddeye tapan, 

Şeytanlardan kaç. 

 

Pis maval okur, 

Eylemez şükür, 

Taşımaz fikir, 

Maymunlardan kaç. 

 

Olur çok yaman, 

Dikkat et aman, 

Menfaat uman, 

Meydanlardan kaç. 

 

Çevirdim tarih, 

Oldum müsterih, 

Ne Ay ne Merih, 

İsyanlardan kaç. 

 

Birkaç cümle laf, 

Duyan çekmez of, 

Cahil olur kof, 

Nadanlardan kaç. 

 

Al sermaye et, 

Gönlü eyler fet(h), 

Sefil’ye yet, 

Odunlardan kaç. 

 

 

Sefil Selimi Şiirleri 

 

 

Alı Birdir

 

Bir evliya bin bir isim,

Muhammetle Ali birdir.

Dünyadaki bütün cisim,

Muhammedle Ali birdir.

 

Onlar gönlümdeki hazır,

Onlar gönlümdeki nazır,

Onlar gönlümdeki hızır.

 

Softa ne der ise desin,

İsterse dilini yesin,

Kur'an, ayet, taha, Yasin,

Muhammedle Ali birdir.

 

Onlar gönlümdeki sultan,

Onlar gönlümdeki hakan,

Onlar gönlümdeki yakan.

 

Valilerin valileri,

Uluların uluları,

Alilerin Alileri,

Muhammedle Ali birdir.

 

Onlar gönlümdeki kuran,

Onlar gönlümdeki heran,

Onlar gönlümdeki eren.

 

Sefil Selimiye Kabe,

Allah dostu ehl-i Aba

Cahili alsa da çaba,

Muhammedle Ali birdir.

 

Onlar gönlümdeki saki

Onlar gönlümdeki baki

Onlar gönlümdeki taki......>> 

 

 

Altında

 

Yer altında yer altında, 

Gözüm yoktur her altında,

Bir gün gelir hep yatarız;

Çok çiğnenen yer altında.

 

Dağılırız dağım dağım,

Dökülürüz boğum boğum,

Bir gün gelir hep yatarız;

Çok çiğnenen yer altında.

 

Kucağına çekiliriz,

Ta bağrına sokuluruz,

Bir gün gelir hep yatarız;

Çok çiğnenen yer altında.

 

Deşik deşik deştiğimiz,

Zahmet verip eştiğimiz,

Bir gün gelir hep yatarız;

Çok çiğnenen yer altında.

 

El karışmaz işimize,

Kimse girmez düşümüze,

Bir gün gelir hep yatarız;

Çok çiğnenen yer altında.

 

Dostlar gelmez başımıza,

Kuşlar düner düşümüze,

Bir gün gelir hep yatarız;

Çok çiğnenen yer altında.

 

Bedenden düşer kolumuz,

Susar söylemez dilimiz,

Bir gün gelir hep yatarız;

Çok çiğnenen yer altında.

 

Bilmem nasıl dayanırız,

Sanmayın ki uyanırız.

Bir gün gelir hep yatarız;

Çok çiğnenen yer altında.

 

Sefil Selimi ağlama,

Baktığına bel bağlama,

Bir gün gelir hep yatarız;

Çok çiğnenen yer altında....>> 

 

 

Arıya

 

Can arıya can arıya

Can canda can arıya,

Arıya insan arıya,

Benzer tende can arıya.

 

Gül dikene gül dikene

Gül sararmış gül dikene,

Gülü bağrına dikene;

Güller bir derman arıya.

 

İbret için bak dört bir yana,

Kül olursun yana yana

Dostlar oturup yan yana,

Gönül hoş zaman arıya.

 

Neylersin Sefil Selimi,

Bendin tutmuyor Selimi

Arıyım yaptım balımı,

Gitmesin n'olur arıya.

(Kul Yanmasın)...>> 

 

 

Az Uyu

 

Çok düşün az konuş,

Az az ye, az uyu.

Özden de öz konuş,

Az söyle yaz deyi.

 

Yarasın her cana,

Sendeki al kana,

Saklarlar son ana,

Söz güzel söz deyi.

 

Çiğ lakırdı çene,

Kin katıyor kine.

Sükut et, sus dene,

Oku çek, çöz yayı.

 

At, kılıç, saat yer,

Aynı an olsun gör,

Çeşit aç, sergi ser,

Kaş teri, göz suyu.

 

Ne tuzludur ne çorak,

Ot-çayır yer kurak,

Duru su aş gerek,

Deliksiz düz uyu.

 

Se-den aşk sunar,

Dost olan dost anar,

Ne yakar ne yanar,

Küle kül köz huyu....>> 

 

 

Bağlanma

 

Gökte yağan kara yerde kurt düşer,

Beyazdır diyerek kar'a bağlanma.

Hem şaşınr hem de kendisi şaşar,

Gözlü sanıp bakar köre bağlanma.

 

Âşıklar dolanmış bir dost aramış,

Sık dokunmuş, ince ince taranmış,

Hoşlar hoşa, serler sere yaramış,

Yolunu sarpa sürer sere bağlanma.

 

Ehil de cahil de bir beden taşır,

Aşkı okuyanın duygusu ışır,

Ey Sefil Selimi sen seni pişir,

Ham ocağa, çiğli kora bağlanma....>> 

 

 

Bağrıma

 

Benim bedenimde yara başladı

Dağlardan amansız çöktü bağrıma

Kaydı sıra sıra bana taşları,

Felek külfetini çekti bağrıma.

 

Elaman bağırttım duyulmaz oldu,

Uyudu talihim ayılmaz oldu,

Derdimin çeşnisi sayılmaz oldu,

Çile bostanını ekti bağrıma.

 

Altında kalmışım devrilmez dağın

Sefil Selimî'de dert yığın yığın

Dünya kurulalı geçen her çağın,

Elemi zehrini döktü bağrıma....>> 

 

 

Bakanın Gözü

 

Göz dediğin göz,

Bakanın gözü,

Gözlediğin göz,

Hakanın gözü.

 

Yükümüze bir,

Kökümüze bir,

İkimize bir,

Bakanın gözü.

 

Ateş mi döktü?

Aslı'yı çekti.

Kerem'i yaktı,

Yakanın gözü.

 

Meyveden daldan,

Ağızdan dilden,

Ayrılmaz gülden,

Dikenin gözü.

 

Tur dağında kor,

Git Musa'dan sor,

Ben ateşim der,

Yakanın gözü.

 

Düşürür aha,

Biçilmez baha,

Can verir ruha,

Akanın gözü.

 

Selimi yönsüz,

Olunmaz onsuz

Bidayet sonsuz

Mekanın gözü......>> 

 

 

Baktıkça

 

İçimde dert yükü yaralar kanar.

Sevdiğim karşımda dargın baktıkça.

Derdimi bilmeyen sarhoştur sanar,

Nazlı yar geriden gergin baktıkça.

 

Aşkın kudretinden gözlerim döner,

Çektiğim bu sızı ölünce diner,

İçimde bir ocak sönmeden yanar,

O yar öyle sargın sargın baktıkça.

 

Dert çekip karataş bağrında yattım.

Acıyı, zulümü cefayı tattım.

Keder kuyusunun dibine battım,

Ağladım güzelim durgun baktıkça.

 

Sakın kınamayın Sefil Selimi

Aşk dönderdi dönen aciz dilimi.

Gezmeye koyuldum beden ilimi,

Maşukum gel deyip yorgun baktıkça....>> 

 

 

Başka

 

Her aşığın sevdiği var yâri var

Benim yârimdeki başkalık başka.

Güzel çoktur ayrı ayrı yeri var

Benim yerimdeki başkalık başka.

 

El âlemin yari tarife sığar,

Ya boyun eğdirir ya boyun eğer

Yaşar ölür veya, doğurur doğar,

Benim yerimdeki başkalık başka.

 

Pek çoğunun köşkü vardır oturur,

Çoğu sever sevdiğini batırır,

Söylemem duyanlar aklın yitirir

Benim yerimdeki başkalık başka.

 

İmkanı yok gelmez söz ile dile.

Benzetmek olmaz ki bülbüle güle.

Çokları anlatır üç beş harf ile,

Benim yerimdeki başkalık başka.

 

Yandığımı bilir kendisi yanmaz,

Yemek istiyorum yenilmez yenmez

Bu nasıl güzeldir bir türlü denmez

Benim yerimdeki başkalık başka.

 

Değerli madeni sarraflar seçer,

Övmek ister iken bir baha biçer,

Kimisi dost için başından geçer,

Benim yarimdeki başkalık başka.

 

Kimi sever sevdiğini fark eder,

Kimi sever belâlara gark eder,

Kimi sever geçinemez terk eder

Benim yerimdeki başkalık başka.

 

Sefil Selimî'yem bilmem öteyi,

Aşka düşen kabul etmez hatayı,

Unutturdu ana, baba atayı,

Benim yarimdeki başkalık başka....>> 

 

 

Başka Başka

 

Misafir olduğum hanede köyde,

Yüzler başka başka öz başka başka.

Her vardığım ilde, ayrı bir gayda,

Teller başka başka saz başka başka.

 

Aynı tezgah ayrı ayrı dokumuş,

Kimileri cahil, kimi okumuş,

İdare makamı meğer tek imiş;

Yollar başka başka söz başka başka.

 

Mevsim olur yazlı kışlı baharlı,

Adamlar ver sitem, cilve, kahırlı

Denizler dalgalı, ufuk pır pırlı,

Çöller başka başka, toz başka başka.

 

Kara beyaz gece gündüz seçilir,

Aynı kefen uzun kısa biçilir,

Duru akan berrak sular içilir,

Seller başka başka buz başka başka.

 

Sırlamış kovanı yapmış balını,

Uğratmış sarp dağa çıkmaz yolunu,

Sefil Selimi gör gurbet elini,

Diller başka başka, göz başka başka....>> 

 

 

Belendikçe

 

Âşıklar aşk ile yaşar,

Ahüzara belendikçe.

Kaynadıkça kaynar coşar,

Zordan zora belendikçe.

 

Zarım zorum kazanç kârım

Tam olmadım kaldım yarım,

Elimden alınır varım,

Vardan vara belendikçe.

 

Vara vardım, yoğu gördüm,

Azlıkta en çoğu gördüm,

Kara yerde ağı gördüm,

Yerden yere belendikçe.

 

Kısmetimi aldım erden,

Uyandım kalktım çok erden,

Aklımı oynattım serden,

Serden sere belendikçe.

 

Haberim yokken kerimden,

Kemiğimden ve derimden,

Ses yükseldi her yerimden,

Sırdan sıra belendikçe.

 

Hayret ettim ibret aldım,

Bir Sefil Selimi oldum,

Var içinde varsız kaldım,

Vardan vara belendikçe....>> 

 

 

Ben

 

Şöyle garip bencileyin,

Diyen Yunus, denilen ben.

Reva görüp inceleyin,

İnce derde yenilen ben.

 

Musluk suyu, su musluğu

İçerek besler haslığı,

Bize vermişler taşlığı,

Susuz kalıp yanılan ben.

 

Boş kap kalayı neylesin,

Vur kalayı pak eylesin

Ne desin nasıl söylesin;

Rafa konulup anılan ben.

 

Birkaç cümle kar ayazı

Üç beş binlik çalgı sazı

Aşık eder kazı kozu,

Savaştayım ben ilen ben.

 

Kimler ıssız kimler garip,

Ah çekerim durup durup,

Dert sinemde gurup gurup,

Hem de dertsiz sanılan ben.

 

Yunus konak, bense eşik,

Her yanımız delik deşik.

Sefil Selimi de keşik,

Kabdan kaba konulan ben....>> 

 

 

Beni

 

Ak gerdanlık beyaz gerdan,

Akça bilek kara beni.

Uzun kiprik kara gözler;

Tezden verir dara102 beni.

 

Ak düşen saçın uzunu,

Sökemem ömür buzunu,

Geçemem sazlı sözünü

O düşürür zara beni.

 

Kaşı siyah dudağı bal,

Gamzeleri açıyor gül,

Yanakları sanki al al;

O geçirir yere beni.

 

Etek sayvan beli ince,

Gözleri benziyor tunca,

Has bahçede sarı gonca,

O götürür nâra beni.

 

Boyu selvi, huyu güzel,

Döküyor ömrümden gazel,

Sefil Selimi sevdi ezel,

O düşürür zora beni.....>> 

 

 

Benimdir

 

Muhammed'e beli dedim,

Rahman benim kul benimdir.

Kur'an Hakk'ın dili dedim,

Ayet benim, dil benimdir.

 

Her sıfatı var eyleyen,

Hor görmeyip yâr eyleyen,

Güle karşı zar eyleyen,

Bülbül benim, gül benimdir.

 

Âşık maşuk fark etmeyen,

Ayrı gayrı din gütmeyen,

Hiç kimseye kin tutmayan,

Ölü benim Sal benimdir.

 

Şuuruma oldum malik,

Özümde saklanır Halik,

Kafam derya, aklım balık,

Balık benim, göl benimdir.

 

Okuyanın kitabıyım,

Konuşanın hitabıyım,

Aydın fikrin mehtabıyım,

Yolcu benim, yol benimdir.

 

Aşka düşüp dost arayan,

Kul olup Hakk'a yarayan,

Huda'ya doğru yürüyen,

Ayak benim, el benimdir.

 

Mekanımdır çevre bucak,

Nefesimdir soğuk sıcak,

Aşkım alev, tenim ocak;

Ateş benim, kül benimdir.

 

Hayalim yok, düşüm yoktur,

Anlaşılmaz işim yoktur,

Yalınızım eşim yoktur,

Dünya benim, mal benimdir.

 

Sefil Selimî'nin varı,

Bir babda zararı kân,

Her kovanda halis arı,

Arı benim, bal benimdir....>> 

 

 

Bıkma

 

Yürü hele dayı yol sona ersin,

Durma terin aksın yorulup bıkma.

Koru dola payı el sana versin,

Kırma yârin baksın kırılıp yıkma.

 

Karayı ak etme, akları kara,

Parayı yok tutma, pakları ara,

Yarayı çok satma, çokları tara,

Vurma varın çıksın, darılıp çıkma.

 

Derdi ima etme, hali arz eyle,

Yurdu hama gitme, dili gürz eyle,

Merdi gama atma, âli tarz böyle,

Sorma darın sıksın, gerilip kokma.

 

Bende sen, sende ben, falanla filan,

Canda can, kanda kan, bilenle bulan,

(Sin)de (Sin),anda an, alanla olan,

Görme erin eksin, serilip akma....>> 

 

 

Bizi

 

Yara alıp yaralandık,

Yaraladı cahil bizi.

Safa girip sıralandık,

Karaladı gafil bizi.

 

Her cihette bulduk huzur,

Emir aldı bizden hızır,

Sohbetlerde olduk hazır,

Pareledi bu hal bizi.

 

Mevta olduk ölmedik,

Hayattan geri kalmadık,

Alı yok dava çalmadık.

Mest eyledi ehil bizi.

 

Uyuyorken ettik secde,

Ayık olup geldik vecde,

Namaz kıldık kaynar sacda,

Korudu, Hak melal bizi.

 

Tel oluruz başta saça,

Af yazarız bazı suça,

Taşımayız kara peçe

Kıldı Huda helâl bizi.

 

Giyiniriz, türlü hırka,

Karışırız, sahi kırka,

Bağlıyız, Kur'an'da çarka,

Böyle kıldı, zülâl bizi.

 

Âlem içinde âlemiz,

Dillere gelen kelâmız,

Her vücutta var sılamız,

Tutamadı, mahal bizi.

 

Nadan dedi. "Bunlar sığır",

Duyduk amma, olduk sağır,

Yeryüzüne olduk bağır,

Bereledi, melal bizi.

 

Sefil Selimi olma asi,

Bire bağla tekmil naşı,

Ademiz dünya anası,

Bırakmadı, celâl bizi....>> 

 

 

Bol Olur

 

Kıyak çek, yağ yak,

Yerin bol olur.

Kandırmaya bak,

Kârın bol olur.

 

Her şey tersine,

Gıv ver hırsına,

Tav kat forsuna

Varın bol olur.

 

Omuz tapıkla,

İş yap kopukla,

Eş ol sapıkla,

Yârin bol olur.

 

Kolla hırsızı,

Yolla arsızı,

Salla barsızı,

Barın bol olur.

 

Koru yardım et,

Her gün Hacc'a git,

Çalış Hakk'a yet,

Serin bol olur.

 

Susma cevap ver,

Anlat ya da sor,

Çıkartırsan zor,

Zorun bol olur.

 

İki yüzlü söz,

Düğümünü çöz,

Anla hisse sez,

Sorun bol olur.

 

Sefil Selimi,

Ali Veli mi?

Kokla gülümü,

Zarın bol olur....>> 

 

 

Bölüşek

 

Mizan kuruk, izan tartak,

Kıl bölüşek kıl bölüşek,

Her eşyaya oldum ortak,

Ol bölüşek, ol bölüşek.

 

Bu aşka maliksen malik,

Özünde mevcutsa halik,

Sen bir balık, ben bir balık,

Göl bölüşek, göl bölüşek.

 

Ayrı mıyız ben ile sen,

Dolaşalım desen desen,

Bağ içinde bülbül isen,

Gül bölüşek, gül bölüşek.

 

Kafa senden, gözü benden,

Ağız senden, sözü benden,

Şekil senden, özü benden;

Gel bölüşek, gel bölüşek.

 

Dağıt, topla eyle yekûn,

Sağa sola iyi bakın.

Üstündeyim hep bir kökün,

Dal bölüşek, dal bölüşek.

 

Belliliktir cismin adı,

Hepsindeki Kudret tadı,

Ben de dedim, el de dedi;

Öl bölüşek, öl bölüşek.

 

Ne gizlidir, ne karanlık,

Ne yalandır, ne yarenlik,

Ne bugünlük, ne yarınlık,

Mal bölüşek, mal bölüşek.

 

Ben kudrete kudret bana,

İbret oluk dört bir yana,

Her tarafta tek bir mana,

Bil bölüşek, bil bölüşek.

 

Hayatımı ve canımı,

Damardaki al kanımı,

Parçala ayır tenimi,

Böl bölüşek, böl bölüşek.

 

Makul değil her düşünce,

Erler tutar er düşünce,

Dilimdeki hür düşünce,

Dil bölüşek, dil bölüşek.

 

Tahmin değil yükümüzde,

Hayırlısı hakkımızda,

İnsan isek ikimiz de,

Hal bölüşek, hal bölüşek.

 

Bedenimde Hakk ilimi,

Şah beytim Sefil Selimi,

 

Yak beni, savur külümü,

Kül bölüşek, kül bölüşek....>> 

 

 

Bulamıyom

 

Ayşe Döne kalık kaldı,

Fatma'ya yer bulamıyom.

Çalık çolak, düğür oldu,

Satmaya er bulamıyom.

 

Kır kısırak gulun attı,

Katırlar çamura battı,

Yaşlı gölük sele gitti,

Yatmaya yer bulamıyom.

 

Oğlanlar hep tahsil etti,

Bir kaçı şeytana taptı,

Çoğunu turist kaptı,

Atmaya fer bulamıyom.

 

Beşi hırsız onu katil,

Birbirine verir fitil,

Dördü küçük henüz sitil,

Tutmaya kar bulamıyom.

 

Kızların dokuzu kaçtı,

İkisi kıçını açtı.

Üçü de eroin içti,

Çatmaya şer bulamıyom.

 

Bugün moralim çok kırık,

Koşturdum ayağım yarık,

Altı çocuk kaldı arık,

Gütmeye ser bulamıyom.

 

Geçimim kıtı kıtına,

Sözüm geçmiyor hatuna,

Selimî'nin aşk atına,

Yetmeye tur bulamıyom....>> 

 

 

Bulanı Bulana Bağla

 

Gez bileni gez alanı,

Alanı alana bağla.

Bu alan ki aşk alanı;

Bulanı bulana bağla.

 

Ne bulandır ne de bulan

Ne dolandır ne de dolan

Aşık olup aşkça dolan

Dolanı dolana bağla.

 

Neler taşır bu ten küpü,

Nasıl şekil, nasıl yapı,

Herkesin sorduğu kapı,

Geleni gelene bağla.

 

Yunus derdi, Tanrı derdi,

Saf bedeni Huda yurdu,

Sevdi sevdiğine erdi,

Bileni bilene bağla.

 

Yunus taşımış boş sevda,

Hani kim var aynı tavda,

Lav karışır akar lavda

Olanı olana bağla.

 

Benzerlik aradım bende

Dedim adam hadi sende

Aynı mana birde binde

Kılanı kılana bağla.

 

Yunus Emre Yunus Emre

Talip ol İlâhî Emre,

Suya düşmüş olmuş cemre

Dalanı dalana bağla.

 

Ebedi şâd olsun ruhu,

Gönül deryasının Nuh'u

Yürekte sızısı ahı

Öleni ölene bağla.

 

Aşktan daha büyük var mı

Aşıklık Yunus'a zor mu

Dava çalmak sanki ar mı

Çalanı çalana bağla.

 

Can kemikten, kemik candan

Kan damardan, damar kandan

O sendendir sen de ondan

Kalanı kalana bağla.

 

Yaz Yunus'u satır satır

Sefil Selimi yap hatır

Al dergaha odun götür

Yılanı yılana bağla....>> 

 

 

Coşuyorum

 

Deryalardan yaygın suyum,

Dalgalanıp coşuyorum.

Dünya kadar enim boyum,

Buna ben de şaşıyorum.

 

Ne canım var ne de kanım,

Ufuklara dört bir yanım,

Alem oldu adım şanım,

Her varlıkta yaşıyorum.

 

En evveli adem benim,

Mevki, makam, kıdem benim,

Kuran yazan dedem benim;

Onun için şişiyorum.

 

Bütünlüğün anasıyım,

Arzın geniş binasıyım,

Çeşitlerin kınasıyım,

Renkten renge düşüyorum.

 

Teşkil ettim güneş ayı,

İster uyan, ister uyu,

Sefil Selimî'nin payı;

Tende bir can taşıyorum....>> 

 

 

Çarmığına

 

Yüzük olup takılayım,

Yâr elinin parmağına.

Âşık olup çekileyim,

Yâr yolunun çarmığına.

 

Kâkülüne tel olayım,

Siyah gözüne dolayım,

Balık misali dalayım,

Yâr selinin çermiğine.

 

Yollarında gül biteyim

Gam yükümü ben atayım

Kuş dilinden hem öteyim,

Yâr balının irmiğine.

 

Tarlasında yeşil ekin,

Biçileyim deste çekin.

Saplarımı bile takın,

Yâr elinin dırmığına.

 

Sevdiği başında tele,

Sefil Selimî'dir köle;

Yolcu oldum çile çöle,

Yâr halinin gümrüğüne....>> 

 

 

Çobanca

 

İster taşa tutun, ya da hoş görün,

Okudum Çobanca, yazdım Çoban'ca

Başımı koparıp yerlerde sürün,

Ölmeden kabrimi kazdım Çoban'ca.

 

Öğrettiği her sır, bildiği Hûda,

Can cana, ruh ruha kaldığı Hûda,

Dersini, ilmini aldığı Hûda;

Bu sevgi peşinde gezdim Çoban'ca.

 

Tanıdığı çoktu, talipleri yok,

Herkes ona attı zehir saçan ok,

Aklımı yitirdim geçirirdim şok;

Kendi benliğimi ezdim Çoban'ca.

 

Hakk'ı zikir eyler insan seçmezdi.

Hiç kimseye ayrı paha biçmezdi,

Hatır gönül sayar, döküp saçmazdı,

Dostluk deryasında yüzdüm Çoban'ca

 

O sultan, o cihan bedendeki baş,

Güneşteki ziya, bitkilerde yaş,

Sefil Selimî'niz o güzelde kaş,

Halk için şahsımı üzdüm Çoban'ca......>> 

 

 

Dediler

 

Yüzbin hekime başvurdum,

Sana çare yok dediler,

Derdin kemikten içerde,

Sen kendini yak dediler.

 

El yetmiyor, göz görmüyor,

Yarama akıl ermiyor,

Kimse bir derman vermiyor,

Madem düştün çek, dediler.

 

Dayanmaz hiçbir beşer,

Sefil Selimi de yaşar,

Gün gelir kabrini eşer

Çaresine bak dediler....>> 

 

 

Değil

 

Yiyemez tosun,

Ot ve kes değil,

Manadır kesin,

Anlam pis değil.

 

Çare yaraya,

Dermen araya,

Beyaz karaya,

Niçin has değil.

 

İnsanlar beşer,

Rastgele yaşar,

Herkese düşer,

Gündüz yas değil.

 

Eğriyle doğru,

Baş beden bağrı,

Güzele çağrı,

Altın tas değil.

 

Gel eyle tabir,

Sanma ki cebir,

Sermaye sabır,

Telde pas değil.

 

Sefil Selimi,

Yerer zalimi,

Kırsan kolumu,

Yine küs değil

 

Değil

 

Yiyemez tosun,

Ot ve kes değil,

Manadır kesin,

Anlam pis değil.

 

Çare yaraya,

Dermen araya,

Beyaz karaya,

Niçin has değil.

 

İnsanlar beşer,

Rastgele yaşar,

Herkese düşer,

Gündüz yas değil.

 

Eğriyle doğru,

Baş beden bağrı,

Güzele çağrı,

Altın tas değil.

 

Gel eyle tabir,

Sanma ki cebir,

Sermaye sabır,

Telde pas değil.

 

Sefil Selimi,

Yerer zalimi,

Kırsan kolumu,

Yine küs değil. 

 

 

Demiş

 

Size varak yiyek içek,

Diyenler ne güzel demiş

Bize gelek konak göçek

Diyenler ne güzel demiş.

 

Elden gelen öğün olmaz

Mazlum ahi yerde kalmaz

Dibi delik desti dolmaz

Diyenler ne güzel demiş.

 

Aşa yanaş döğüşten kaç

Kürk giyinip üst başa geç,

Gözünü yum, avucunu aç;

Diyenler ne güzel demiş.

 

Kel başlara şimşir tarak

Allah yakın yolu ırak,

İnsanoğlu nefse çırak;

Diyenler ne güzel demiş.

 

Boynuzlar geçer kulağı,

Şeytanlar sevmez meleği,

Her omuzda dert şeleği,

Diyenler ne güzel demiş.

 

Topallar körler eğiler,

Baş yukan akmaz sular.

Hayvanı zapteden yular,

Diyenler ne güzel demiş.

 

Fazla kirlenen bitlenir,

Merkebi süren katlanır,

Uslanmayan tokatlanır,

Diyenler ne güzel demiş.

 

Eşeğe dediler dayı,

Payını kokutur ayı.

Kötülerin zıttı iyi,

Diyenler ne güzel demiş.

 

Sözüm meclisten dışarı

Zamane piçi haşarı,

Bunlar sapıklık işarı,

Diyenler ne güzel demiş.

 

Sefil Selimî'de hüner,

Ben sabitim, Dünya döner

Bugün binen yarın iner,

Diyenler ne güzel demiş....>> 

 

 

Derin Ol

 

Derin sular sessiz akar,

Gönül derin ol, derin ol.

Coşkun su bendini yıkar,

Engin kürün ol, kürün ol.

 

Deryalardan öğren huyu,

Olsan da denize kıyı,

Rüzgâr yalasa da koyu,

Taşma serin ol, serin ol.

 

Kendisini aşkla yoran,

Sevdiği güzeli gören,

Her mevsimde mahsul veren,

Seçme ürün ol, ürün ol.

 

Sefil Selimî'de asıl,

Cümleyi eyledi hasıl,

Çalışıp gayeye vasıl,

Olan eren ol, eren ol....>> 

 

 

Divane

 

Cami billur şamdandadır,

Behey divane divane

Kabe mihrabda andadır,

Behey divane divane.

 

Adem sayfiyullah ismi,

Nur-i ilâhide cismi,

Zuhreyledi rahi resmi;

Behey divane divane.

 

Mihrab-ı salık kalbindir,

Rah-i ismi olur bin bir,

Feyz-i ilham kalbe indir;

Behey divane divane.

 

Seri cami tavafım var

Billur âzam izinde zar,

Haki payim şamdanı yar

Behey divane divane.

 

Ekrem-i cem habibiyullah

Aşık olur fena fillah

Çalabı bir ismi Allah

Behey divane divane.

 

Ekber-i celilim alâ

Resuli eminim züllâ,

Sefil Selimî'yem illâ

Behey divane divane....>> 

 

 

Diyemem Ben

 

Şu alevi, şunlar suni,

Bu gavurdur diyemem ben,

Bu dinlidir, onlar dinsiz,

O kafirdir sayamam ben.

 

Rabbilâlemin'in sözü,

Bir etmeli özü yüzü,

Ayıramam sizi bizi,

Hoş görmekten cayamam ben.

 

Muhammed Ali'yi sevdim,

Suç saysalar dahi övdüm,

Benliği başımdan kovdum.

Küfürbaza uyamam ben.

 

Sefil Selimî'yem buyum

Gözyaşı kadar saf suyum.

Hangi insana ne deyim,

Hiç birine kıy amam ben......>> 

 

 

Dost Deme Sen

 

Emelimiz başka başka,

Bana daha dost deme sen.

El beni etse pul aşka,

Bana daha dost deme sen.

 

Eller ile can canasın,

Nağmertlerle yan yanaşın,

Sarma bu yaram kanasın,

Bana daha dost deme sen.

 

El vurma solsun ruşenim,

Sanma ki çok perişanım,

Seni görmeyeli şenim,

Bana daha dost deme sen.

 

Başım asılsa da darda,

Bedenim yansa da korda,

Dolaş artık şorda surda,

Bana daha dost deme sen.

 

Sefil Selimî'yi bırak,

Usta olsan olmam çırak,

Gayri aramız pek ırak,

Bana daha dost deme sen....>> 

 

 

Durma Durma

 

Benek benek benlim gör hallerimi,

Nerde isen yetiş gel durma durma;

Öbek öbek saçlım sar tellerini,

Dikket eyle telim sen kırma kırma.

 

Dünek dünek gezdim yerin bulmaya,

Razı oldum çilen ile ölmeye.

Başladı teveğim142 dalda solmaya,

İstersen halimi sen sorma sorma.

 

Yunak yunak yundum gözde yaşımla,

Felek çaldı taşa korkunç hışımla.

Donuyorum erimez sert kışımla,

Akan sellerimi sen görme görme.

 

Çanak çanak yaşı yoluna döktüm,

Yollarına bitmez ümitle baktım.

Varımı yoğumu aşkınla yaktım,

Yaralıyım bir de sen vurma vurma.

 

Dönek dönek tarla olup sürüldüm,

Çiftiyin önünde yere serildim.

Susuzluktan yarık yarık yarıldım,

Sefil Selimi'yi sen yorma yorma.....>> 

 

 

Dursa Da

 

Dağıtırım bozum bozum bozarım,

Hor karşımda grup grup dursa da.

Hürüm her meydanda cesur gezerim,

Kuduz gınltıyla ürüp dursa da.

 

Arkamdan çakallar ulusa bakmam,

Hasmına acırım ezerek yıkmam.

Fikir savaşından ölsem de bıkmam,

Caniler kin tuzak kurup dursa da.

 

Kokmuş bir porsuğa kurşunlar atmam,

Tilki koltuğunda uykuya yatmam.

Ayıya elmayı emanet etmem,

Burnunu yerlere sürüp dursa da.

 

Keşleşmiş kimseyle dokunmam deymem,

Kahpeye alçağa başımı eymem,

Ben bir denizim ki her kaba sığmam;

Cahiller kendini yorup dursa da.

 

Koruğun meyini içmedim içmem,

Hınzır sürüleşse önünden kaçmam,

Soysuza, sütsüze bohçamı açmam,

Gafil sergisi serip dursa da.

 

Namert fıkrasında bozuk çok olur

Katırın üstünde ilim yük olur

Leş yiyen kuzgunun ağzı b.. olur

Yüksek kayalara varıp dursa da.

 

Aygırın hüneri malum ayıp söz,

Kelâm diye söyler zalim ayıp söz,

Sarf etmek bilmiyor dilim ayıp söz

Budala sırtımdan vurup dursa da,

 

Rabbini sevmezden kork, derler duydum

Edep bilmeyenle konuşmam doydum,

Şer huydan vazgeçtim kibrime kıydım;

Hamlar hamdan haber verip dursa da.

 

Ejderhalar azmış baş eyleyemem

Güzeli çirkine eş eyleyemem

Hoşluk sermayemdir taş eyleyemem

Körler beni körce görüp dursa da.

 

Bir şeycikler yazdım alan ders alsın

Almayan almasın duysun mars olsun,

Bu deyişim kuldan kula arz olsun,

Kıyamet dünyayı sarıp dursa da.

 

Küfürbazlar gelmiş olsa yan yana

Ey Sefil Selimi ne yapar sana,

Pek çok insan var ki dönmüş hayvana,

İnsan arasına girip dursa da....>> 

 

 

Düşmanıyım

 

Haktan verilir ayarım,

Hilebazın düşmanıyım.

Zalimleri pek boyarım,

Kibirbâzın düşmanıyım.

 

Dünya için ahret yıkan,

Eğri olup doğru çıkan,

Aşıkları dara çeken,

Hayasızın düşmanıyım.

 

Birliğe ikilik katan,

Nefsi için kula çatan,

Kaba sapa partal atan,

Çenebazın düşmanıyım.

 

Yılandan çok zehir saçan,

Ar namus gedik açan,

Cennet Cehennemlik seçen,

Kafasızın düşmanıyım.

 

Taassuba laf atarım,

Mezata çekip satarım,

Ehl-i tahsili tutarım,

Kumarbazın düşmanıyım.

 

Perva etmem mayasıza,

İnsafı yok hayasıza,

İnsan demem gayesize,

Ben yobazın düşmanıyım.

 

Bu cihan değildir ahır,

Sefil Selimi ol tahir,

¦ Herkes diyor benim mahir,

Yalanbâzın düşmanıyım....>> 

 

 

Düştüm

 

Aşkın harlı tandırına

 

Elim kolum bağlı düştüm.

Felek zulüm kendirine

Deli gibi yağlı düştüm.

 

Sicim oturdu boynuma,

Dağıldı ateş koynuma,

Bir harf yazdırdı beynime,

Şiddetinden dağlı düştüm.

 

Göz çanağım mercan doldu,

Kara saçım ak ak oldu.

Yâr cemali aklım çeldi,

Balık gibi ağlı düştüm.

 

Yaktı beni aşk tandırı,

Boynumda darın kendiri,

Sefil Selim ölü diri,

Yâr gönlünden ayrı düştüm....>> 

 

 

Düşürme

 

Derde düşersin,

Düşme düşürme.

Zorda şaşarsın

Şaşma, şaşırma.

 

Boşa yorulma,

Taşa sarılma,

Dışa sürülme,

Taşma taşırma.

 

Kısaya kısa,

Keseye kese,

Köşeye köşe,

Şişme şişirme.

 

Duruya duru,

Anya arı,

Deriye deri,

Aşma aşırma.

 

Sefil Selimi,

Tıfıl halimi,

Kefil dilimi,

Deşme, deşirme....>> 

 

 

Emmiye

 

Bostancıdan karpuz aldık,

İrisi mebus emmiye.

Çoban durduk, ortak olduk,

Sürüsü mebus emmiye.

 

Kendisi sarayda kaldı,

Ayakçıyı dağa saldı,

Kurt kırdı davarlar öldü,

Derisi mebus emmiye.

 

Kendi kendimize küstük,

Başımız görmedi yastık,

Birkaç horoz alıp kestik,

Gerisi mebus emmiye.

 

Olan yine bize oldu,

Ekin biçtik ambar doldu,

Sofraya yumurta geldi,

Sarısı mebus emmiye.

 

Bırak beni sabrım taştı,

Vekiller haddini aştı,

Muhtar teyyareden düştü,

Karısı mebus emmiye.

 

Beyler duamı duysunlar,

Sefil Selimî'yi soysunlar,

Götürüp kabre koysunlar,

Darısı mebus emmiye....>> 

 

 

Erenlere

 

Selâmsız savuşma öyle,

Ermeğe gel erenlere

Zikredip Ali'yi söyle,

Görmeye gel erenlere,

Ali'ye can verenlere.

 

Ahlâk solma güle benzer,

Sabır sızma bala benzer,

Duygu derin göle benzer;

Girmeye gel erenlere,

Ali'ye can verenlere.

 

Hak ceminde cemale er,

Varından geç, kemale er,

İkrar verip emele er,

Sormaya gel erenlere,

Ali'ye can verenlere....>> 

 

 

Etmez Mi Ola (Kevser Irmağı)

 

Kevser ırmağında saki olan yar,

Bir bardak dem ikram etmez mi ola?

Sıratın yolunu iyi bilen yâr,

Benim de elimden tutmaz mı ola?

 

Aman medet, duy sesimi dardayım,

Sorma hallerimi, gayet zordayım,

Cehennemden daha beter kordayım,

Yanarım, yandığım yetmez mi ola?

 

Her yanımı harlı ateş çevirdi,

Vücut sarayımı yaktı kavurdu,

Yaptım mamur ettim, geri çevirdi,

Viranemde, güller bitmez mi ola?

 

Zindanda kalsam da gam yemem gene,

Sefil Selimî'yle dursan yan yana,

Olmak istiyorum, dostla can cana,

Muradımca bülbül ötmez mi ola?...>> 

 

 

Evrenseldir

 

Bizler ölü, onlar diri,

Ali ölmez, evrenseldir.

Bu kelâmı anlar diri,

Veli ölmez, evrenseldir.

 

Hak dinin kitabı Kur'an,

İman sergisini seren,

Evliya, enbiya, eren;

Ulu ölmez, evrenseldir.

 

Bu esasa bağlı niyet,

Sınırsız hudutsuz hayat,

Muhammed'in sözü ayet;

Dili ölmez, evrenseldir.

 

Bu gerçeğe şahit çağlar,

Sefil Selimî'yi sağlar,

Adamı Mevlâ'ya bağlar,

Yolu ölmez, evrenseldir....>> 

 

 

Ey Can

 

Gök kubbeysen yer yüzüyüm

Rahmetini kesme ey can!

Pak cübbeysen ver de geziyim,

Hikmetini kısma ey can!

 

El çekersen şayet benden,

Dünya ahret olur zindan,

Cennet istemiyom senden,

Suratını asma ey can!

 

N'olur bakıp gül bir defa,

Aşığına olur şifa,

Ölenece çeksem cefa,

Sevdim seni küsme ey can!

 

Seyreyleyim doya doya

Benziyorsun duru suya,

Ta yürekten duya duya

Konuşalım susma ey can!

 

Arzumda muradım gizli,

Bin bir yüzlü iki gözlü,

Sefil Selimi bir sözlü,

Bağrıma taş basma ey can!...>> 

 

 

Geri Döndüm

 

Seni görmek için geldim,

Dış kapıdan geri döndüm.

Boynu bükük, mahcup kaldım,

Dış kapıdan geri döndüm.

 

Ses gelmedi, çıt çıkmadı,

Hasret benden el çekmedi,

Kimse yüzüme bakmadı,

Dış kapıdan geri döndüm.

 

Gün çok defa doğdu battı,

Sahur geçti, şafak attı,

İşçiler işine gitti,

Dış kapıdan geri döndüm.

 

Avluda ki suyun sesi,

Yem koyduğun kuş kafesi,

Kesti bendeki nefesi,

Dış kapıdan geri döndüm.

 

Çok üşüttüm, hasta oldum,

Seni sevdim sensiz kaldım,

Derman bekledim, dert buldum,

Dış kapıdan geri döndüm.

 

Mektup bıraktım babana,

Bir çiçek gönderdim sana,

Ağıt, zılgıt yana yana,

Dış kapıdan geri döndüm.

 

Görme perişan halimi,

Ölse de Sefil Selimî,

Soldurdun umut gülümü,

Dış kapıdan geri döndüm....>> 

 

 

Gitmeye Bak

 

Hak yolunu sorar isen

Bir rehbere gitmeye bak.

Gül bağına girer isin,

Bülbül olup ötmeye bak.

 

Dağlara konuk olursan,

Tipi boranda kalırsan,

Şaşıp kurtulmak dilersen

Özden ağıt etmeye bak.

 

Bir menzile varamazsan,

Bir murada eremezsen,

İrfan dersi göremezsen

Görenlere yetmeye bak.

 

Ömür deniz, günler gemi,

Ölüm eder yekûn cemi,

Ayırırlar olgun hamı,

Kötü huyu atmaya bak.

 

Sefil Selimi bir aşık,

Ahret bakî dünya ışık,

Çabuk geçilir bu eşik,

Ruhu hakka katmaya bak....>> 

 

 

Gör

 

Açık sözlü ol.

İçli dişli gör.

Seçik sözlü ol,

Dilli dişli gör.

 

Yar yarası zor,

Er çaresi kor,

Kir karası kir,

Kara kaşlı gör.

 

Kalleşlere çat,

Dürüstlere get,

Haklıları tut,

Hasta yaşlı gör.

 

Gerektir sana,

Suçluyu kına,

Kalırsın sona,

Yolu kışlı gör.

 

Tezata düşen,

Yanılın şaşan,

Yalınız yaşan,

İşi işli gör.

 

Kurarlar tuzak,

Olsan da kazak,

Atarlar kazık,

Hayat taşlı gör.

 

Özendir özen,

Se-se'ye ozan,

Okuyan yazan,

Hoştur hoşlu gör....>> 

 

 

Gör Hudayı

 

İnsan sevmek Anayasa,

Sev insanı gör Huda'yı.

Ne korku çek, ne de tasa

Sev insanı gör Huda'yı.

 

Ali'ye git, Veli'ye git

At şüpheyi itikat et.

Kendini bil, kendine yet;

Sev insanı gör Huda'yı.

 

Hep ruhlar Adem'e uydu,

Muhabbet cepkeni giydi,

Hak insanı kutsal saydı,

Sev insanı gör Huda'yı.

 

Yer yüzü kıyamet olsa,

Başına bin belâ gelse,

Zebaniler kılıç çalsa,

Sev insanı gör Huda'yı.

 

Bu sözden anlamaz sapık,

Çünkü gönül ipi kopuk,

Şamar vurma atma tepik,

Sev insanı gör Huda'yı.

 

Bir ustaya durdum çırak,

Hiç kimseye olmam ırak,

Gel sen beni bana bırak,

Sev insanı gör Hudayı.

 

İlim, bilim, eyler tarif,

Şu husus her şeyden zarif,

Olmak istiyorsan arif,

Sev insanı gör Huda'yı.

 

Dudak büküp surat asma,

Usanıp selâmı kesme,

İncitip incinme küsme,

Sev insanı gör Huda'yı.

 

Ey Sefil Selimi neden,

Bu imanda ısrar eden,

Hak'tan gelir, Hakk'a giden,

Sev insanı gör Huda'yı....>> 

 

 

Gördüm De

 

Behey ham kelek,

Er de erdim de,

Ey aptal salak

Gör de gördüm de.

 

O çark-ı felek,

Çok ince elek,

Nasıl şey melek,

Sar da sardım de.

 

Bu sır bambaşka,

Talip ol aşka,

Gönülde köşke,

Gir de girdim de.

 

Yağ ver yavana,

Sevil sevene.

Ulu divana,

Var da vardım de.

 

Birkaç tutam ot,

Avucunda tut,

Bağış hibe et,

Ver de verdim de.

 

Sefil Selimi,

İç su dolu mu,

Gel gör halimi

Sor da sordum de....>> 

 

 

Gözu

 

Sevgi kitabı,

İman din kitabı,

Okur mehtabı,

Kalbim can gözü.

 

Vefasız yârdir,

Her yönü kirdir.

Amadır kördür,

Başın gön gözü.

 

Beterden beter,

Ne bulsa yutar.

Nabzında atar,

Acı kan gözü.

 

Aciz mi aciz,

Ucuz mu ucuz,

Sana kor haciz,

Tenin ten gözü.

 

Kabadan kaba,

Harcar boş çaba.

Yalana gebe,

Ferdin zan gözü.

 

Sizlerde bizlerde,

Eğride düzde,

Binlerde, yüzde;

Kördür kin gözü.

 

Selimi gibi,

Aydınlık kabı,

Açar her babı,

Arzın tan gözü....>> 

 

 

Gözü

 

Yere yer, göke gök,

Aşk özü öz gözü,

Sere ser, teke tek

Kul yüzü göz gözü.

 

Ruha er, akıl yor,

Ziya gör sanki kor,

Satırdan hatır sor,

Hecede söz gözü.

 

Neyler neyin nesi,

Duygu gönül süsü,

Şair ezgi sesi,

Türküler saz gözü.

 

Döşe değen yeller,

Zerre katre seller,

Tür tür renk renk güller,

Dünyanın yaz gözü.

 

Açılsa girilse,

Yarası sarılsa,

Ah keşke görülse,

Nazların naz gözü.

 

En inceyi süzdü,

Se dedi, se yazdı.

Sızan teri sezdi,

Yüzlerin yüz gözü....>> 

 

 

Güneş

 

Bir güzel ki tarif olmaz,

Suretinde durur güneş,

O ölümsüz, ecel gelmez,

Ateşiyle erir güneş.

 

Dost diliyle dostu konuş,

O'ndan O'na geliş dönüş,

Aya ve yıldıza danış,

Kuvvetiyle yürür güneş.

 

Aşık olan aşkı içer,

Şirinler şirini seçer,

Arlanır utanır kaçar,

Ziyasından çürür güneş.

 

Hikmetiyle rahmet yağar,

Kıymeti dünyaya değer

Yüzünü gösterse eğer,

Doğup batmaz, durur güneş.

 

Odur bu cihanın süsü,

Demeyin ki neyin nesi,

Gök kubbe gibi sinesi,

Ziyarete varır güneş.

 

Canlılardan çıkan seda,

Hasret duyduğumuz nida,

Ab-ı hayat denen suda,

Cemalini görür güneş.

 

Yerde gökte benzeri yok,

Ele geçez arayan çok

O'nun gözüyle ona bak,

O'ndan şua verir güneş.

 

Benzetme kirpiğe kaşa,

Ey insan aşkıyla yaşa,

Sefil Selimi baş başa

O meleği korur güneş....>> 

 

 

Haklı

 

Hem suçlu hem güçlü,

Bir haksız, bir haklı,

Bu konu çok içli,

Hak arar her haklı.

 

Altın kürk olsa suç,

Giyme sakın at kaç.

Toparlan tezden göç,

Haklı iş gör haklı.

 

Su akar durulur,

Taş taşla örülür.

Çabuk ol varılır

Giderken sor haklı.

 

Devir yık dağları,

Yıla tak çağları,

Erit yak yağları

Hedefe var haklı.

 

Kup kuru kalmadan

Gün gece olmadan,

Dert yere çalmadan,

Erene er haklı.

 

Nasihattan sebil,

İncele et kabul,

Hekime mukabil,

Çareyi der haklı.

 

Hikâye uzundur,

Sonucu hüzündür.

Taşıyan özündür,

Taşımak zor haklı.

 

Sefil Selimi yaz,

Etme eyleme naz.

Demir kertiği söz,

Söze söz ver haklı....>> 

 

 

Hamur Gibi

 

Dinlen dostlar etmen hayret,

Mahsul vermez boş bir gayret,

Dert teknesiymiş gurbet,

Yoğruluyom hamur gibi.

 

Kaldım zulüm kucağında,

Ecnebiler bucağında,

Ayrılığın ocağında,

Yanıyorum kömür gibi.

 

Ateş yad elin dört yanı,

Cendereymiş her bir anı,

Öyle doğradı ki beni,

Tornadaki demir gibi.

 

Sefil Selimî'niz şaştı,

Yurdu koyup dağlar aştı.

Harç ile suya karıştı,

Kerpiç olan çamur gibi...

 

 

 

Hani?

 

Her yer Kerbelâ'ya dönmüş,

Bir yudum su veren hani?

Kullar çatır çatır yanmış,

Hallerini soran hani?

 

Her Türk'teki aynı bir kan

Düşünmeli bunu her an,

Kimi mamur kimi viran;

Sürüneni gören hani?

 

Kapılma şaşkın akışa,

Düşme kör kütük çekişe,

Tırmanma sonsuz yokuşa,

Peşin sıra varan hani?

 

Kimseye uyamıyorum,

Derdim var diyemiyorum,

Tatlı aş yiyemiyorum,

İşsize iş veren hani?

 

Vermeyin yanlış bir karar,

Sefil Selimi'ye yarar,

Hasta olan ilaç arar,

İşte yara, saran hani?...>> 

 

 

Hastır

 

Gül yahut diken,

Çalıya hastır,

Ekilen ekin,

Keliye hastır.

 

Kötünün işi,

İyinin aşı,

Dayının taşı,

Deliye hastır.

 

Kalayda körük,

Daldaki erik,

Olgunla çürük,

Seleye hastır

 

Eğriyle düzgün,

Serçeyle kuzgun,

Serseri azgın,

Köleye hastır.

 

Yağdıran yağan,

Doğduran doğan,

Yağ ile soğan,

Alaya hastır.

 

Çakıl taş helik,

Direkle çelik,

Alıkla çalık,

Doluya hastır.

 

Çile su çile,

Kolaydır dile,

Hileci hile,

Hileye hastır.

 

Dişi sert hızar,

Katıyı ezer,

İki se yazar,

Uluya hastır....>> 

 

 

Her Çeşidi Bende

 

Derdi dert ile sararım.

Derdin her çeşidi bende.

Dert içinde dert ararım,

Derdin her çeşidi bende.

 

Dertsiz kalsam yaşayamam,

Bir olmuşuz boşayamam.

Arabam yok taşıyamam;

Derdin her çeşidi bende.

 

Unutmam derdi anarım,

Dertlilikten dert yanarım,

Derdin içinde dönerim;

Derdin her çeşidi bende.

 

Dert gidiyor çok hoşuma,

Çekemezsen sen taşıma,

Dert karışır hem aşıma

Derdin her çeşidi bende.

 

Dertsiz kalırsam yatamam,

Milyon verseniz satamam,

Derdi yabana atamam,

Derdin her çeşidi bende.

 

Derdi sevdim doyamıyom,

Biriktirdim sayamıyom,

Sürü ettim yayamıyom

Derdin her çeşidi bende.

 

Dert çekerim duysun mertler,

Sefil Selimî'de dertler,

Gerçi dertli bütün fertler,

Derdin her çeşidi bende....>> 

 

 

Hoş

 

Yetişmesi zor,

Derilmesi hoş,

Katışması zor;

Görülmesi hoş.

 

Edersen merak,

Benliği bırak,

Bu yol çok ırak,

Varılması hoş,

 

Her taraf dolu,

Gül vermez çalı,

Baş eden ölü,

Dirilmesi hoş.

 

Tarifsiz tekdir,

Benzeri yoktur,

Ta§ vuran çoktur,

Erilmesi hoş.

 

Hasretsin dar gün,

Ayrısın her gün,

Kavuşup bir gün,

Sarılması hoş.

 

Gümandan zandan,

Selimi senden,

Küfrün bedenden,

Irılması hoş....>> 

 

 

Hörülüyor

 

Yurdumda varlık çeşmesi,

Hörül hörül hörülüyor,

İstikbalin şelâlesi,

Şarıl şarıl sarılıyor.

 

Çağdaş uygar merhalesi,

Cihana düşer şulesi,

Atatürk'ün meş'âlesi,

Morul morul moruluyor.

 

Yurt övgüsü var sözlerde,

İfade akar gözlerde,

Türklüğün adı özlerde,

Gürül gürül gürülüyor.

 

Vatana bağlı başımız,

Taştan olsa da aşımız,

Aşkıyla dolu döşümüz,

Harıl harıl harılıyor.

 

Sefil Selimi ferdimiz,

Vatan varken yok derdimiz,

Kalkındıkça öz yurdumuz,

Parıl parıl parılıyor....>> 

 

 

Hüseyin

 

Binbir ismin biri sensin,

Seni seçmek zor Hüseyin.

Ateşten gömlek giymişsin

Dört bir yanın kor Hüseyin.

 

Hem sıfattır hem seyrettir,

Dosta dost olmak cürrettir,

Aşkına ermek murattır,

Gözlerdeki fer Hüseyin.

 

Oniki imamın dağı,

Gönül ve yüzlerin ağı,

Muhammed Mustafa bağı,

Mü'minlere yâr Hüseyin.

 

Hayri ihsanın küpesi,

Haydan Kerrar'ın sesi,

Hasanı Kübra'nın süsü,

Kırk makamda bir Hüseyin.

 

Ehl-i dil dilinde ayet,

Mü'min gözündeki niyet,

Sefil Selim de hayat,

Her bedende sır Hüseyin....>> 

 

 

Irak Mıdır?

 

Aşk diyarı varmış duydum,

Gitsem yollar ırak mıdır?

Aşkı tutmak zormuş duydum,

Yoksa suyu çorak mıdır?

 

Yüce dağlar geçeceğim,

Aşk meyinden içeceğim,

Kondum bir gün göçeceğim,

Bu yer bana durak mıdır?

 

Aşkı içip kanamadım,

Cayır cayır yanamadım,

Aşk gülüne konamadım,

Bana bostan gerek midir?

 

Aşk bardağı olacağım,

Sile sile dolacağım,

Bu davayı çalacağım,

Dava bağı kurak mıdır?

 

Müptelâsı benim aşkım,

Sefil Selimi bir şaşkın,

Aşka düşen olur taşkın,

Aşk bilmeyen yürük midir?...>> 

 

 

Islatır

 

Hafif çisenti,

Ahmak ıslatır.

Hızlı esinti,

Taşa toslatır.

 

Çok has bu aşı,

Has eder aşı,

Taşı aşk taşı,

Hakk'a rastlatır.

 

Ham lafı duyma,

Özüne koyma.

Nefsine uyma,

Kalbi pisletir.

 

İsyanından kaç,

İşlemezsin suç,

Sevda suyu iç,

Ruhu besletir.

 

Kuru gürültü,

Boş laf dırıltı,

Uyku horultu,

Kabre yaslatır.

 

Çeşitli şekil,

Tam dürüst akıl,

Kültür ile okul,

İnsan süsletir.

 

İlim Talimi,

Sefil Selimi,

Yolma gülümü,

Bülbül besletir....>> 

 

 

İnce

 

Kılıçtan keskin

Kıldan çok ince,

Yaşarsın keskin,

Elden çok ince.

 

Erenler kârı

Su eyler koru,

Arıdan arı,

Gülden çok ince.

 

Koruduğu öz,

Taşıdığı göz,

Söylediği söz

Dilden çok ince.

 

Can gözünde sel,

Duygudaki tel,

Gönüldeki yel,

Yelden çok ince.

 

Gökleri söker,

Zekadan çıkar,

Çölü de yakar,

Çölden çok ince.

 

Duyan hislenir,

Aklar haslanır,

Sesten seslenir,

Zilden çok ince.

 

Se-den se-yi sor

Aşk dediğin kor

İzahatı zor.

Halden çok ince....>> 

 

 

İnsana Yara

 

Çalış dağlar yara yara,

İnsan ol insana yara,

Bir güzelden hediyedir;

Bağrımdaki derin yara.

 

Kazan kazan koy kazana,

Dilerim herkes kazana,

Bugün hizmet edebilsem;

Yarin kabrimi kazana.

 

Doğup ölmek bir karardır,

Kin tutma özü karartır,

Çok üşüyen ocak yakar;

Fazla ısınan karartır.

 

Kötü bir söz alma dile,

Seni harcar dile dile,

Ben sana iylik dilerim;

Sen de bana iylik dile.

 

Sefil Selimî'yi ele,

Tutmalısınız el ele,

Kendin kabahat işleyip;

Suçunu yükleme ele....>> 

 

 

İnsandanım

 

Hepimiz insan oğluyuz

Sen bendensin, ben sendenim.

Aynı imana bağlıyız,

Dünyaya hakim dindenim.

 

Yık kibiri sözleri duy,

Resul'e uy, Ali'ye uy.

Hak nuru taşıyan bir soy,

Ben oniki imamdanım.

 

Çaresizdir ilim bilim,

Çözemedi hiçbir alim,

Aşk ehline esir ölüm,

Nihayetsiz Kur'an'danım.

 

Ne tereddüt ne de kuşku,

Sefil Selimî'nin aşkı,

Ademdedir Rahman köşkü,

Böyle diyen insandanım....>> 

 

 

İtikat Taşı

 

İlim irfandır,

İtikat taşı.

Yoldur erkândır,

İltifat taşı.

 

Evveli başta,

Oku her yaşta.

Bırakmaz boşta,

Nezaket taşı.

 

Sevgi öz bağlar,

Sözü söz bağlar.

İtibar sağlar,

İtaat taşı.

 

Kendinle döğüş,

Güzelleş değiş.

Rahmettir bağış,

Mürüvvet taşı.

 

Ermemek nedir?

Gönlünü yudur,

Büyüklük budur,

Feragat taşı.

 

Pusu kurar tor,

Yola engel kor,

Dost var düşman var

Nasihat taşı.

 

Gerçek tam dindar,

En seçkin önder.

Dinsinler ender,

Marifet taşı.

 

Göklere uzan,

Servettir izan,

Saygınlık kazan,

Maharet taşı.

 

Etmezsen inat,

Bulursun kanat,

Öğren bir sanat

Meziyet taşı.

 

İntizar alma,

Haklıysan yılma.

Sıkışıp kalma,

Cesaret taşı.

 

Yalan kıvırma,

İtip devirme.

Yüz göz çevirme,

Sadakat taşı.

 

Yükünü alır,

Yerine ölür,

Kuiların olur,

Maddiyat taşı.

 

Cahil dert açar

Bırakır kaçar,

Zorluklar geçer,

Metanet taşı.

 

Haraç ve mezat,

Edelim özet,

Etrafı gözet,

Merhamet taşı

 

Ecel vurur ok,

Gidip dönen yok.

Aç gözlüler çok,

Kanaat taşı.

 

Eziyet verme,

Selimi yerme.

Hoş tut hor görme,

Haysiyet taşı....>> 

 

 

Kaç

 

Gösteriş yapan,

İnsanlardan kaç.

Maddeye tapan,

Şeytanlardan kaç.

 

Pis maval okur,

Eylemez şükür,

Taşımaz fikir,

Maymunlardan kaç.

 

Olur çok yaman,

Dikkat et aman,

Menfaat uman,

Meydanlardan kaç.

 

Çevirdim tarih,

Oldum müsterih,

Ne Ay ne Merih,

İsyanlardan kaç.

 

Birkaç cümle laf,

Duyan çekmez of,

Cahil olur kof,

Nadanlardan kaç.

 

Al sermaye et,

Gönlü eyler fet(h),

Selimi'ye yet,

Odunlardan kaç....>> 

 

 

Karınca

 

Misale bak, al hissenden vazgeçme,

Bir böcektir, dağlar söker karınca.

Ne cazip iş görür, her işten seçme,

Mehengi meydana döker kannca.

 

Haznesine erzakını bol yığar,

Eseri en meşhur esere değer,

Suya köprü kurar kendini boğar;

Yaşamak azmine bakar karınca.

 

Yolu var, yolsuza yol tarif eder,

Hakkında denilen varmış nider,

Yeri karıştırır taşlan dider;

Tarla sürer, ekin eker kannca.

 

Dünya kurulalı söylenir namı,

Neyle inşa etmiş, o muhkem damı,

Karanlığa ışık saçar göz camı;

Ocağını erken yakar karınca

 

Merdan'ı punduna düşürmüş yenmiş,

Ne avara durmuş, ne de üşenmiş,

Derin düşündükçe derine inmiş;

Kazdıkça derinden çıkar karınca.

 

Zindanlarda yaşar sanki pek suçlu,

Kitaplardan özlü, tarihten içli,

Makinadan sağlam, insandan güçlü,

Fabrikadır teker teker karınca.

 

Sen seni, ben seni bildiğimiz gün,

Bu örnekten bir pay aldığımız gün,

Ey Sefil Selimi, öldüğümüz gün,

Kabrimize toprak çeker karınca....>> 

 

 

Karşı

 

Ağacın dalı,

Köküne karşı,

Yolcunun yolu

Yüküne karşı.

 

Araştır neden,

Kötülük eden,

Uzağa giden

Yakına karşı.

 

Garez dolanlar,

Cahil olanlar,

Yeşil yolanlar,

Ekene karşı.

 

Değilsen ot,

Gayret göster net.

Sen de ihya et,

Yakana karşı.

 

Yeri korur gök,

İtirazı yok.

Ya dik, ya ek,

Sökene karşı.

 

Ayarla işi,

Destekle yaşı

Hazır su taşı,

Yakana karşı.

 

Yürü çağır aç,

En ileri geç,

Ey se-se'yi seç,

Sıkana karşı....>> 

 

 

Kerbela'da

 

Vuruldum yetmiş yerimden,

Şehit düşütüm Kerbelâ'da.

Kanlarım aktı serimden,

Şah'a koştum Kerbelâ'da.

 

İkrarıma sadık kaldım,

Hüseyin'e yoldaş oldum.

Kafir'e çok kılıç çaldım,

Mezar eştim Kerbelâ'da.

 

Hedef etti Yezit bizi,

Dinmez içimdeki sızı,

Esir aldı, gelin kızı,

Ben de şaştım Kerbelâ'da.

 

Evlad-ı Resul'ün yası,

Budur davaların hası,

Nerede Ali'nin sesi,

Susuz piştim Kerbelâ'da.

 

Sefil Selimî'de keder,

Bu dert benim ile gider,

Yası olan ağıt eder,

Derdi deştim Kerbelâ'da....>> 

 

 

Kırmamaya Bak

 

Her kişiyi sev,

Kırmamaya bak,

Makul söyle sav.

Yormamaya bak.

 

Deren derilmiş,

Seren serilmiş,

Yerer yerilmiş,

Yermemeye bak.

 

Sağlam diri ol,

Bilgi sevgi dol.

Neyine sağ sol,

Görmemeye bak.

 

Saf al kanına,

Acı canına,

Şerrin yanma,

Varmamaya bak.

 

Kendini tanı,

Koru vatanı,

Düzelt hatanı,

Durmamaya bak.

 

Vücut hisarı,

Kudret eseri,

Benlik kusuru,

Sarmamaya bak.

 

Sefil Selimi,

Yoksa deli mi?

Zalim zulümü

Sormamaya bak....>> 

 

 

Kızılırmak

 

Gümrah kaynak,

coşkun göze

Selimizdir Kızılırmak.

Hayat verir saza söze,

Dilimizdir Kızılırmak.

 

Bu membaın ürünü bol,

Kafan boşsa bilgiyle dol.

Ülkemize açıyor kol,

İlimizdir Kızılırmak.

 

Menbaı sulardan duru,

Tanı, tanıt, hem de koru,

Sivas'tır intişar yeri,

Gülümüzdür Kızılırmak.

 

Genç neslin kalem gücü,

Sevginin kutsal ağacı,

Meyvesini koymaz acı,

Dalımızdır Kızılırmak.

 

Adım adım yöremizdir,

Örf adet töremizdir,

Sermayemiz paramızdır,

Yolumuzdur Kızılırmak.

 

Haklı olan etmez sükut,

Evvel oku, sonra okut,

Cebinde kıymetli yakut,

Lâlemizdir Kızılırmak.

 

İnce anlam, derin mana,

Benzetme sapa samana

Hükmeder uzun zamana,

Yılımızdır Kızılırmak.

 

İkram izzet, edep, haya,

Rengi saftır, olmaz boya,

Dinle, dinlet doya doya,

Telimizdir Kızılırmak.

 

Can bağı, kan damarıdır.

İlim irfan imarıdır.

Mantık, şuur hamurudur,

Halimizdir Kızılırmak.

 

Edebiyat, kültür sanat,

Beldemizde açar kanat,

Yetkili geçerli senet,

Pulumuzdur Kızılırmak.

 

Sefil Selimî'niz ozan,

Akıllar kantarı mizan,

Bütün sorunları çözen,

Elimizdir Kızılırmak....>> 

 

 

Kim

 

Diri miyim, ölü müyüm,

Dilimdeki seslenen kim?

Akılsız bir deli miyim,

Gönlümdeki haşlanan kim?

 

Baka bildiğim her yerde,

Örtmez onu hiçbir perde,

Cahil der ki "Göster nerde?"

Ruhumda ki süslenen kim?

 

Şüphemle merakım bitsin,

Yol bilen elimden tutsun,

Biri bana tarir etsin,

Canımda ki beslenen kim?

 

Kaçmak isterim kaçamam,

Seçmek çok zordur seçemem,

Tek bir yönünü açamam,

Köşkümde ki yaslanan kim?

 

Kendini bağrım da saklar,

Sefil Selimî'yi aklar,

Her canlıyı her an yoklar,

İnsandaki rastlanan kim?...>> 

 

 

Konya'da

 

Erenler coşup da Sema ederken,

Mevlâna meyini sunar Konya'da

Salikler malikler önderler varken,

Her ilmin ışığı yanar Konya'da.

 

Evliya enbiya üç ile beşlar,

Şehitler, gaziler, oniki eşler,

Secdeye eğilir en ulu başlar,

Pervane misali döner Konya'da.

 

Alimler, Veliler, Dervişler pirler,

Âşıklar, maşuklar muhipler erler,

Kırklar meclisinde hu çeken hürler;

Ehramın altına iner Konya'da.

 

İnleşir hak için ah çeker teller,

Ademe hoş değer bu ilde yeller

Sokakta bahçede ehli dil kullar

Şükr ile Mevlâ'yı anar Konya'da.

 

Devreler içinde uygun sözüm var,

Viraneye dönmüş yanmış özüm var,

Sefil Selimi'yem dinmez sızım var,

Emlenir sarılır diner Konyada....>> 

 

 

Kur'an'a Bak

 

Ali kimdir, Muhammed kim,

Dersen aç ta Kur'an'a bak.

Hak binaya olmuştur him,

Kemiklerle derine bak.

 

Vücut hakkın şamdanıdır,

Devriyatın mintanıdır.

Dünya Sırat meydanıdır,

Kıldan ince yerine bak.

 

Dört harfi okursan yüzde,

Manasını ara özde,

Mimin noktaları gözde,

Bedeniyin sırrına bak.

 

Her yapıda bir şekil var,

Kimi geniş, kimi dar,

Muhammed'i bilirsen yar,

Güneşteki nuruna bak.

 

Sırrı gafiller çözemez,

Kara kalem ağ yazamaz,

Takdiri kimse bozamaz,

Kara yere girene bak.

 

Sefil Selimî'ye hızır,

İsmi ile olur hazır,

Ali ile buldum huzur,

Aya ziya verene bak....>> 

 

 

Kurtar

 

Hakaret sanma,

Yetiş ki kurtar.

Sırtını dönme

Katış ki kurtar.

 

Ne diyorum duy,

Bu mintanı giy,

Benliğini soy,

Yatış ki kurtar.

 

Kimliğin adın,

Yok tuzun tadın,

Odunsun odun,

Tutuş ki kurtar.

 

Sefil Selimi

Yoksa çalımı,

Kokla gülümü,

Bitiş ki kurtar....>> 

 

 

Leyla Nedir Ki Yanında

 

Hiç kimse benzemez sana,

Leylâ nedir ki yanında!

Mecnun da hak verir bana,

Leylâ nedir ki yanında!

 

Sevenlerle sevinenler,

Methedilip övülenler,

Aşka susayıp ölenler,

Leylâ nedir ki yanında.

 

Ferhat-Şirin olsa şaşar,

Görse ayağına düşer,

Mevlâ seni sende yaşar,

Leylâ nedir ki yanında!

 

Gam çekersen güneş doğmaz,

Gökten yere rahmet yağmaz,

Gözlerin tarife sığmaz,

Leylâ nedir ki yanında!

 

Çok sevgi vardır ki mizah,

Hangisini etsem izah,

Ah üstünde çekerim ah,

Leylâ nedir ki yanında!

 

Baldan leziz lafın batmaz,

Sen uyursan şafak atmaz,

Nutkum durur, dilim tutmaz,

Leylâ nedir ki yanında!

 

Gücüm artar, ilmim artar,

Aşk ver gafletimden kurtar,

Saç telin bin Leyla tartar,

Leylâ nedir ki yanında!

 

Dara düştüm, zora düştüm,

Adını söylerken coştum,

Seninle ben beni aştım,

Leylâ nedir ki yanında!

 

Rüzgâr yalamasın seni,

Ecel alamasın seni,

Zaman silemesin seni,

Leylâ nedir ki yanında!

 

Kerem,Yunus, Mansur gelmiş,

Hepsi pek fazla ün almış,

Selimi, bir güzel bulmuş,

Leylâ nedir ki yanında!...>> 

 

 

Lokman İseniz

 

Anlamanız şart,

Lokman iseniz.

Bende ince dert,

Derman iseniz.

 

Her sırdan gizli,

İmandan özlü,

Ay Yıldız gözlü;

İnsan iseniz.

 

Zaman hayat yer,

Dinle kulak ver.

Gönlümde yer yer

Mihman iseniz.

 

Şifası olan,

Kuş dili bilen,

Ebedi kalan,

Merdan iseniz.

 

Damardaki kan,

Cananındır can,

Bir damlayım ben,

Umman iseniz.

 

Bağrını döver,

Övdükçe över,

Selimi sever,

Sultan iseniz....>> 

 

 

Mahsul

 

Kainata hayat veren,

İlim, tahsil, kültür, mahsûl.

Dünyamızda temel kuran

İlim, tahsil, kültür, mahsûl.

 

Okumakla geçsin yaşın,

Bu konuyu iyi düşün,

Olmalıdır esas işin,

İlim, tahsil, kültür, mahsûl.

 

Aya füze atacaksın,

Yıldızlara yeteceksin,

Cansıza ruh katacaksın,

İlim, tahsil, kültür, mahsûl.

 

Işık saçacaksan yurda,

O bırakmaz bizi darda,

Önderlik edecek ferde,

İlim, tahsil, kültür, mahsûl.

 

Feni ileri götüren,

Dinsizi dine getiren,

Hamı olgunca yetiren,

İlim, tahsil, kültür, mahsûl.

 

Proje ile planda,

Abidedir her alanda,

Dertlere çare bulanda,

İlim, tahsil, kültür, mahsûl.

 

Medeniyet beşiğinde,

Bombaların fişeğinde,

Ürünlerin başağında,

İlim, tahsil, kültür, mahsûl.

 

Davamızın vekilidir,

Alemlerin okuludur,

Kişilerin akılıdır,

İlim, tahsil, kültür, mahsûl.

 

Evet demelidir buna,

Bacı kardaş baba, ana;

Sefil Selimî'den yana,

İlim, tahsil, kültür, mahsûl

 

 

Mayasıdır

 

Görünmez amma duyulur

Seyranî söz mayasıdır

Bakışı kantar sayılır

Seyranî göz mayasıdır.

 

Kırk kez düşün bir kez konuş,

Tanışabilirsen tanış.

Kendi imanına danış

Seyranî öz mayasıdır.

 

Rengi yoktur almaz boya,

Seçemezsin katma suya

Gözler kamaştıran ziya,

Seyranî köz mayasıdır.

 

Ne eksilir ne de artar,

O kurtarmış sen de kurtar

Yeri tartar, göğü tartar

Seyranî hız mayasıdır.

 

Onda tavır, onda eda,

Ezgi avaz usûl nida

Sefil Selimî'ye gıda,

Seyranî haz mayasıdır....>> 

 

 

Mezar Taşı

 

Sadık olan dost ararsan,

Mezarlıkta mezar taşı.

Yıkılmaz mekan ararsan,

Mezarlıkta mezar taşı.

 

Kurda kuşa vermez seni,

Kalleş değil vurmaz seni,

Kırılsa da kırmaz seni,

Mezarlıkta mezar taşı.

 

Ziyarete gelsen beni,

O karşılar ancak seni,

Her davanın önü sonu,

Mezarlıkta mezar taşı.

 

Sefil Selimî'nin dostu,

Kara yerin altı üstü,

Ne küstürdü ne de küstü,

Mezarlıkta mezar taşı....>> 

 

 

Ne Atılır Ne Satılır

 

Sevgi saygı ve muhabbet,

Ne alınır, ne satılır.

Hürmette yaşar Muhammet,

Ne bulunur, ne yutulur.

 

Hakk'ın evi halkın evi,

Yenmeli kin denen devi,

Nezaket aşkın göz ağı,

Ne çalınır, ne atılır.

 

İsyancıya bahane çok,

Aşk ehline inancı yok,

İnsanlığı var eden Hak,

Ne bilinir, ne tutulur.

 

Bu gerçeğe yumamam göz,

Götüren ten saklayan öz,

Bahis mevzu şu birkaç söz,

Ne yolunur, ne ütülür.

 

Sefil Selimi de Huda,

Şartlarını eyler eda,

Yükselen, akseden seda,

Ne silinir, ne yetilir....>> 

 

 

Ne Bir Ne İki

 

Kibar ve narin,

Ne bir ne iki.

Bu derya derin,

Ben de bir saki.

 

Gelmek istersen,

Bilmek istersen,

Bulmak istersen,

İllâ çok oku.

 

Eserin hani?

Cihanı tanı,

Evveli sonu,

Araştır teki.

 

Bir baş bir beden,

Her gelip giden,

Habersiz neden,

Seçemez Hakk'ı

 

Serilen çeşit,

Neylere eşit,

Sen seni işit,

Olursun baki.

 

Dıkılma zora,

Etmezsin para,

Düşersin yere,

Kazan yüz akı.

 

Hayatta pirler,

Göremez körler,

Köpürür terler.

Taşır şer yükü.

 

Sefil Selimi

Tanrı kalemi,

Aşk meşk âlemi,

Muhabbet gökü....>> 

 

 

Nerde

 

Altındır sükut,

Ah o can nerde?

Ne say ne sakit,

Kalsa da yerde.

 

Yalanı öldür,

Düşeni kaldır,

Çiğleri oldur,

İlaçtır derde.

 

Asıl iş tüzük,

Sen öyle gözük,

Ne keder yazık,

Kalırsan zorda.

 

Sırtında şelek,

Olursun helak,

Çalış asalak,

İnsan ol yurda.

 

Dert çeker hayın,

Oynarsa oyun,

Sizler de deyin,

Kaç kuruş hurda?

 

Önce söz anla,

Gönülden dinle.

Şer işi önle,

Her ziyan serde.

 

Duyduysan duyur,

Hasları kayır,

İzah et doyur,

Çaresiz zorda.

 

İki se- aşık,

Aydınlık ışık,

Tez geçer keşik,

İnlersen zarda....>> 

 

 

Nerde?

 

Söylen benim aradığım,

Hani nerde hani nerde?

Aşk ile eridiğim,

Dostlar yoksa yok mu burda?

 

Altun değil pulunuzum,

Kabul edin kulunuzum,

Bir kenarda yalınızım,

Düştüm türlü çeşit derde.

 

Yol sorarım yol gösterin,

Yolu bulan kul gösterin,

Öpeyim, has el gösterin,

Zulümkâr olmasın ferde.

 

Sermayem var sazdan sözden,

Ehli dile yandım özden,

Haber verin nolur sizden,

Sefil Selimî'niz zarda....>> 

 

 

Oku Ki Bil

 

-Sabit İnce'ye-

 

Hak yolunu sordun benden,

Canlı Kuran oku ki bil.

Şirklerin alınır senden,

Denli Pirân oku ki bil.

 

Özü bilen temiz olur,

Ten bağı gülünü bulur.

Masiva imanı alır,

Şanlı yaran oku ki bil.

 

Menzil ehli dile açık,

Yaradan her kula açık.

Göl olmamız sele açık,

Önlü eren oku ki bil.

 

Bir kapıda bebek gibi,

Rehberlere olup tabi.

Her kimse seçemez Rab'ı,

"Kün"lü gören oku ki bil.

 

Bedendeki sefil durum,

Beyninizden ister yorum.

Kibirsizler kalmaz yarım,

Ünlü duran oku ki bil.

 

Sefil Selimi niz ince,

Benim şahım benden önce.

Böyle olmalısın sence,

Yönlü soran oku ki bil....>> 

 

 

Olmazdı

 

Toprak ile su olmasa,

Bu alem diri olmazdı.

Hava ile gün olmasa,

Varlığın biri olmazdı.

 

Et-kemikten yapılan ten,

İçindeki dolaşan kan,

İnkarı olmuyor saf can,

Gözlerin feri olmazdı.

 

İnsan hayvan, dağ, taş ile,

Zengin, fakir, beyle köle,

Yeygi, geygi, gada, belâ;

Hayırı şeri olmazdı.

 

Ne akraba ne de hısım,

Zikr olmazdı tek bir isim,

Ayrılmazdı cisim cisim,

Ufakla iri olmazdı.

 

Gökte bulut, yıldızla ay,

Kara, deniz, ırmak, çay;

Dostla düşman, okla yay

Kolayı, zoru olmazdı.

 

Uzak, yakın, kıyı kenar,

Çevre bucak, yanmaz yanar,

Durur yürür dönmez döner,

Devriyat turu olmazdı.

 

Sağlam, sakat, çürük, hasta,

Vasıta, vesait posta,

Binaları kuran usta,

Erkekle karı olmazdı.

 

Ana, baba, kardeş, bacı,

Sevda, nefret, tatlı, acı;

İğne iplik, kendir kücü,

Al, yeşil, sarı olmazdı.

 

Söylenmezdi evet-hayır,

Ne uyanık, ne de uyur

Zulüm, keder, ova, bayır;

Ormanla koru olmazdı.

 

Dövüş, kavga, karışık küs,

Yağmurla kar, tipiyle sis,

Akıl, fikir, düşünce his;

Yaş ile kuru olmazdı.

 

Uzun kısa, soylu soysuz,

Adap erkan, huylu huysuz,

Bilinmeyen tüylü tüysüz,

Gılmanla huri olmazdı.

 

Köy kasaba, şehir, oba,

Yapmak, yıkmak, gayret çaba,

Ekmek, biçmek, yaba, aba,

Buğdayla darı olmazdı.

 

Ondan bulduk çoğu azı,

Onu bunu sizi bizi,

Göremezdik kışı yazı,

Çiçekle arı olmazdı.

 

Dört anasır esas konu,

Bu deygimin önü sonu,

Doğru, eğri, eski, yeni;

Dünyanın yeri olmazdı.

 

Sefil Selimî'nin sözü,

Dört madde, her şeyin özü,

Olamayız buna razı,

Olmasa varı olmazdı....>> 

 

 

Olursan

 

Yad yok, dost çoktur,

Sen sen olursan,

İlâhi takdir,

Örnek alırsan.

 

Kudretin seyri,

Körlere ayrı,

Gayrisin gayri,

Gayri solursan.

 

Dağlarla dere,

Ekli düz yere,

Kendini ara,

Düşkün kalırsan.

 

Hariçle dahil,

Olgunla cahil,

Su ile sahil

Aynı dalarsan.

 

Yakınlıklar zor,

Enginleri tor,

Can gözüyle gör,

Şayet dilersen.

 

Ya yaz, ya yazıl,

Azıcık üzül,

Eloğlu rezil,

Çalar çalarsan.

 

Alırsan sakla,

Özünü yokla,

Se-Se'yi akla,

Güldür gülersen....>> 

 

 

Öze Git 

 

Yola gel iz sür,

İzden ize git.

Göle dal öz yer,

Özden öze git.

 

Sütündür toklar,

Tütündür yoklar,

Çetindir dikler

Düzden düze git.

 

İnceler narin,

Gün sonu yarın

Yaylalar serin,

Yazdan yaza git.

 

Örnekleri tut,

Gururunu at,

Anlayışın kıt,

Yüzden yüze git.

 

Uğraşın neyle,

Doğruyu söyle,

Kanaat eyle.

Azdan aza git.

 

Se-den se-ye yel,

Sen de aşık ol.

Nazik tatlı dil,

Sözden söze git....>> 

 

 

Özünde Taşı

 

Kıymet ver oku,

Özünde taşı,

Bu sevda yükü,

Gözünde taşı.

 

Yada bildirme,

Sakla öldürme,

Sakın çaldırma,

Sözünde taşı.

 

Serde kıla yaz,

Dudak dile yaz,

Hatta tele yaz,

Sazında taşı.

 

Her göz bakamaz,

Bilek bükemez,

Kimse çekemez,

Nazında taşı.

 

Kulak fark etmez,

Güç kuvvet yetmez,

Yanar hiç tütmez,

Közünde taşı.

 

Azgın yara mı,

Dert mi çare mi?

Ak mı kara mı,

Yüzünde taşı.

 

Boğma boğulma,

Eğme eğilme,

Çöküp dağılma,

Dizinde taşı.

 

Selimi kaçma,

Sefil olgeçme,

Gizli tut açma

Yazında taşı....>> 

 

 

Özündeki

 

Baktığını yakıyorsun,

Güneş midir gözündeki?

Şimşek gibi çakıyorsun,

Hikmet midir özündeki?

 

Kırk güzelin eşi misin?

Muhammet'in kaşı mısın?

Hüseyin'in başı mısın?

Kanlar nedir yüzündeki?

 

Gökte gezen İsa mısın?

Tur dolaşan Musa mısın?

Kılıç mısın, asa mısın?

Ali'midir sözündeki?

 

Ayet misin, Kur'an mısın?

Sorgu sual soran mısın?

Şelimî'yi yoran mısın?

Âşıkın mı izindeki?...>> 

 

 

Pek Fazla

 

Köyümüzde ne var diye sorarsan,

Yeygisiz, geygisiz üzgün pek fazla.

Sınıkçılık öğren kırık sararsan,

Döğüşten, çekişten ezgin pek fazla.

 

Aç kalanlar akşam sabah yel yutar,

Zenginin köpeği yatakta yatar;

Bazısı kediye hizmetçi tutar,

Canından vaz geçen bezgin pek fazla.

 

Bir şişe gaz kaldı, o da bitiyor,

Şaştımaşı burnumuzda tütüyor,

Tüm evcek horanta hasta yatıyor,

Bağırsak ishali, bozgun pek fazla.

 

Yeğenlerin etti beni çok taciz,

Emmin ile dayın geçimden aciz,

Halanın fesi de edildi haciz,

Bu yıl alacağa gezgin pek fazla.

 

Ahıra kurduğun tahtalı uçtu,

Yemsizlikten demkeş güvercin kaçtı,

Camızyağı bize biraz borç açtı,

Sığıra salamıyok kuzgun pek fazla.

 

Elli kuruş savsan bir mektep atsak,

Sende yoğ ise oğlağı satsak;

Miras kel kuzuyu davara katsak,

Kurtlar yer mi ola azgın pek fazla.

 

Yazacağım çok ya kağıt param yok,

Züğürt bir aşığım, yüzde karam yok.

Haksız iş yapanla benim aram yok;

Sefil Selimi'ye kızgın pek fazla....>> 

 

 

Rahatız

 

Riya kin yalan

Ölse rahatız.

Şeytanlar talan,

Olsa rahatız;

 

Her kişi hazır,

Duyarsa Hızır,

Dünyaya huzur

Gelse rahatız.

 

Islanan gözler,

Dertliler sızlar,

Kederli yüzler,

Gülse rahatız.

 

Çiçeksiz dağı,

Süslendir çağı.

Karınca dağı,

Delse rahatız.

 

Torların toru,

Şerlerin şeri,

Yürekten kiri,

Silse rahatız.

 

Ne kadar iyi,

Çağır dost deyi.

Gönül aşk suyu,

Dolsa rahatız.

 

Çiğ keller çok,

İtikatı yok.

Herkes karnı tok

Kalsa rahatız.

 

Hatayı kesse,

Se ye se esse,

Gıssadan hisse

Alsa rahatız....>> 

 

 

Ruhsati Baba

 

Nasıl bir âşıktı derseniz eğer,

Pirden destur almış Ruhsatî Baba.

Kıymetini bilen azmış meğer,

Dünyaya bir gelmiş Ruhsatî Baba.

 

İlâhi varlığın sır tutmuş kabı,

Her zaman özünde taşımış Rabb'ı,

Hiç kimse içmemiş içtiği abı,

Aşk sarhoşu olmuş Ruhsatî Baba.

 

Çürük tahtalara çivi çakmamış,

Deryayımış kenarını yıkmamış,

Kendi aleminden dışarı çıkmamış,

Yaradanı bulmuş Ruhsatî Baba.

 

Çanak çömlek değil, çer çöp belleme,

O bir dervişândır postun elleme.

Yemin ederim ki kendi kelleme,

Ummanlara dalmış Ruhsatî Baba.

 

Ham insana uzak Mevlâ aşığı,

Can gözünün feri ahret ışığı,

Sanat sarayının altın eşiği,

Eskimeden kalmış Ruhsatî Baba.

 

Meşkle muhabbetle coşmuş da coşmuş,

Sevgi potasında hallolmuş pişmiş,

Mürüvvet denilen varlığa düşmüş,

Doldukça dolmuş Ruhsatî Baba.

 

Yazı tarif etmez, sözü tarif etmez

Anlatmak ne mümkün çünkü güç yetmez

Aklımdan gitse de gönlümden gitmez,

Sevilmeyi bilmiş Ruhsatî Baba.

 

Kangal kazasıdır Deliktaş köyü,

Sivas ilimizin manevî suyu,

Huzuruna geldik görelim deyi

Gizli haber salmış Ruhsatî Baba.

 

Ben onu seslerim o beni sesler

Bomboş yüreğimi döşeyip süsüler

Bu Sefil Selimi dudağın ıslar,

Tadından tat çalmış Ruhsatî Baba...>> 

 

 

Saçsa Da

 

Sevdiğim tabiatın akla karasın

Çekerim derdini ölüm saçsa da,

Bağrımda saklarım derin yarasın,

Kanımı düşmanca çekip içse de.

 

Gezerim aşkıyla yatak bilmeden,

Usanmadı beni yere çalmadan,

Geri durmuyorum sevip gülmeden

Umulmadık yerden dertler saçsa da

 

Methetmeye ömrüm kısa geliyor,

Türlü çeşit sözü sinem deliyor,

Saklayıp aşıkı her gün yalıyor,

Bırakıp kendini nere kaçsa da.

 

Affeder kötünün tekmil suçunu,

Kollarına dolar gelep saçını,

Evine nakleder er geç göçünü

Bırakmaz dışarıda yıllar geçse de.

 

Tabiata aşık oldum ağlarım

Varımı yoğumu ondan sağlarım,

Bağrımı bağrına basıp dağlarım

Sefil Selimî'nin kanın içse de......>> 

 

 

Sağır Ol

 

Kötü zana hedef olma,

Söylerlerse gel sağır ol,

İyilikten geri kalma,

Geniş düşün kul ağır ol.

 

Fenalığa meyil verme,

Yaramazdan müşkül sorma,

Olur olmaz bahse girme,

Hazineye mal, değer ol.

 

Bu bir irfan bilenlere,

Hakk'a muti olanlara,

Deniz bulup dalanlara,

Sefil Selimi bul bağır ol....>> 

 

 

Sakla

 

Temenni dilek,

Al beni sakla.

Ne aş ne yelek,

Gel beni sakla.

 

Sabır hazine,

Bas var izine

Yatır özüne.

Bul beni sakla.

 

Az ile çokluk,

Açlıkla tokluk,

Sanma ki yokluk

Bil beni sakla.

 

Ödlekler korkar,

Makas kıl kırkar

Canavar ürker,

Hal beni sakla.

 

Bilenden danış,

Şahsınla tanış,

Zamanlı konuş

Yıl beni sakla.

 

Var ise pulun,

Virane yolun,

Rengiyim gülün,

Gül beni sakla.

 

İşin şakası,

Derya yakası,

Derin yukası,

Göl beni sakla.

 

Alimle bilgin,

Alakan ilgin,

Olgundan olgun,

Ol beni sakla.

 

Selimi getir,

Hatır sor hatır,

Mezara götür,

Öl beni sakla....>> 

 

 

Sanma

 

Cehaleti yıkıp aşka ermeden,

Senden bana haber verilir sanma.

Benliği imana esir vermeden,

Can yurdunda sultan görülür sanma.

 

Şeklin neye henzer, neye işaret,

Gel aslını tanı behey haşarat,

Hakkı temsil eder sendeki suret,

Bu bir ince anlam erilir sanma.

 

Herkes malik türlü çeşit akıla,

Kin insan başına belâdır belâ.

Vücut kan kalesi denilen kale,

Yolu çok geçit yok girilir sanma.

 

Kendi âlemimde buldum her seyri.

Bin parça eyledim çözdüm bir seyri.

Sefil Selimî'de olan sır seyri

Ateştir içinde durulur sanma....>> 

 

 

Savuş

 

Çare bürünen güzel,

N'olur yakında savuş,

Kara görünen güzel,

Etme bakın da savuş.

 

Yanıma gelmez isen,

Yön verip gülmez isen,

Dert verip almaz isen,

Bir söz dokun da savuş.

 

Oturalım gel buyur,

Söz eyle beni doyur,

Deme olmaz hayır,

Elden çekin de savuş.

 

Yüreğin tuttu yara,

Giyindim diye kara,

Koydum aşkı nara,

Yakma sakın da savuş.

 

Sefil Selimî'n bitti,

Aklı şuuru yitti,

Bakışın esir etti,

İnsaf takın da savuş....>> 

 

 

Selam Ver

 

Dolu dizgin giden atlı,

Hızlı gitme dur selâm ver.

Sohbet edek tatlı tatlı,

Hal hatır et sor selâm ver.

 

Yolu düzgün eden nedir,

Surat astın neden nedir,

Senden dosta giden nedir?

Benden ona var selâm ver.

 

Açısan sofra acıyım,

Aşık, maşuku saçıyım,

Eğlen seninle göçüyüm,

Barhanamı sar selâm ver.

 

Madem durdun konuş durma,

Aman sırra kadem basma,

İncittimse dayan küsme,

Affet mazur gör selâm ver.

 

Gideceksen uğur ola

Gözün kan yaş dola dola,

Sefil Selimî'den ele,

Soranlara ver selâm ver....>> 

 

 

Selımı'yim

 

Bazı coşarım, sel gibi,

Çünkü Sefil Selimî'yim.

Bazı açarım gül gibi,

Çünkü Sefil Selimî'yim.

 

Ölen ile ölürüm ben,

Gelen ile gelirim ben,

Nasıl aşksız olurum ben,

Çünkü Sefil Selimî'yim.

 

Acı çekseniz duyarım,

Yiyip içseniz doyarım,

İnsanları pek severim,

Çünkü Sefil Selimî'yim.

 

Yer benimle gök benimle,

Alem tekmil, tek benimle,

Hakk'ın işi çok benimle,

Çünkü Sefil Selimî'yim....>> 

 

 

Sen Seni

 

Tipim sevilmeyen bir tip,

Özüme gir gör sen seni.

Dış tarafım sanki boş küp,

Sözümde dur sor sen seni.

 

İçim kara dışım kara,

Pazara çek etmem para,

İnsanlardaki sırrı ara,

Çözüme var yor sen seni.

 

Öteki ben, beri ki ben,

Öncelikle gafleti yen,

Nefsin atından hemen in,

İzimi sür sar sen seni.

 

Yad yabancı kimse yoktur,

Amma görüntüsü çoktur,

Kendisini bilen haktır,

Yüzümü yer vur sen seni.

 

Hemen ayık kalma düşte,

Mevlâ'nın esrarı döşte,

Sefil Selimî'yem işte,

Lüzuma er kır sen seni....>> 

 

 

Seni

 

Nefsi, kibiri öldür,

Kıranlar kırsınlar seni,

Özünü sevgiyle doldur,

Vuranlar vursunlar seni.

 

Hiç kimseye yara açma,

Canlıyı sev, sevil kaçma;

Sınıf ayırma kul seçme,

Yoranlar yorsunlar seni.

 

Kıymet veren kıymet bulur,

Şer kimseye belâ gelir,

Yaradan yardımcı olur,

Yaranlar yarsınlar seni.

 

Yıkılanı tut düşmesin,

Yolunu bulsun şaşmasın,

Kimseye kuyu eşmesin,

Sürenler sürsünler seni.

 

Konuşalım düzgün düzgün,

Durmayalım üzgün üzgün,

Surat asma durma azgın,

Saranlar sarsınlar seni.

 

Açıkta gez ortaya çık,

Kusur kabahatini yık,

Ey Sefil Selimi ayık,

Görenler görsünler seni....>> 

 

 

Sır Vermez

 

Seyranî'den söz etmek zor.

Dildir lisana sır vermez.

Yaktı beni alevden sor,

Küle dumana sır vermez.

 

Durduğu yer köşkler köşkü

Ne tereddüt ne de kuşku

Bambaşka aşk, onun aşkı

Yada yabana sır vermez.

 

Şuurumu kayıp ettim,

Attım gururumu attım,

Çırak olmak için gittim,

Hiçbir insana sır vermez.

 

Ayağına düştüm gene,

Gafletimi yene yene,

Vardım dedim beni dene,

Sapa samana sır vermez.

 

Acılandım tadım kaçtı,

Söz anahtar sözü açtı.

Hep sarraflar paha biçti,

İnci mercana sır vermez.

 

Yazmamak yazmaktan iyi,

Saçmaladım şiir deyi,

Bu bey Âşıkların beyi,

Sahte ozana sır vermez.

 

Yücelerden daha yüce,

Anlamak lazım iyice,

Sahip olmuş ulu güce,

Güçsüz sultana sır vermez.

 

Hal bilene açık özü,

Peşinden sürükler bizi,

İbret doludur her sözü,

Dosta düşmana sır vermez.

 

Âşık mı Sefil Selimi,

Aşkında buldu ilimi,

Seyranî yendi ölümü,

Mezar kazana sır vermez

 

 

Sor

 

Kapı tapı gez,

Birden bini sor,

Bu esrarı çöz,

Sırdan seni sor.

 

Her can bir çeşit,

Ne dersem işit,

Kim kime eşit,

Pir'den bunu sor.

 

Tuzaktır zeka,

Düşersin faka,

Sanma ki şaka,

Serden teni sor.

 

Benliğin kürkü,

Çektiğin korku,

Araştır farkı,

Erden canı sor.

 

Yediğin zehir,

Gözyaşı nehir,

Batınla zahir,

Nurdan tanı sor.

 

Alemin cemi,

Binası himi,

Elifi mimi,

Yarden dini sor.

 

Selimiye kâr,

Sefilliği var,

Lisanında der,

Ferden beni sor....>> 

 

 

Sökemedim

 

Özden çilli bu yarayı,

Söktüm söktün sökemedim.

Patlak vermez kör yarayı,

Çektim çektim çekemedim.

 

Beni sanki esir almış,

Ağzımaca sile dolmuş,

Her damara bin kök salmış,

Yaktım yaktım yakamadım.

 

Dert cinsinden sergi serdim,

Dertlilere uğrak verdim,

Hepsine baş oldu derdim,

Yıktım yıktım yıkamadım.

 

Nereye gideyim şaştım,

Sefil Selimî'yi deştim,

Derdin kuyusuna düştüm,

Çıktım çıktım çıkamadım....>> 

 

 

Şahane

 

Kovanda arı,

İnler şahane,

Arıdan arı,

Dinler şahane.

 

Pazar bu Pazar,

Kim okur kim yazar?

İnceler süzer,

Anlar şahane.

 

Nasihat öğüt,

Herkesi eğit,

Lekesiz kağıt,

Canlar şahane.

 

Gönülde gözde,

Yürekte sözde,

Sizlerle bizde,

Kanlar şahane.

 

Aşkla kayna coş,

Dünya hayat hoş,

Geçmiyorsa boş,

Günler şahane.

 

Terk eyle kini,

Yıkmadan teni,

Uyarır seni,

Ünler şahane.

 

Sefil Selimi

Boş mu dolu mu?

Sevda ilimi,

Bunlar şahane....>> 

 

 

Şaşma

 

Şiir yazıyorsan doğru dürüst yaz,

Patlar da kabımdan çıkarsam şaşma.

Kırkbeş yıl çalıştım âşık olan az,

Kızıp da kendimi yakarsam şaşma....>> 

 

 

Taşlanır

 

Aklım fikrim kabul etmez,

Ben yaparım el taşlanır,

Gönlüm doğru yola gitmez;

Tez saparım yol taşlanır.

 

Gözlerim hep yanlış görür,

Derman diye zehir verir,

Eşşek zırlar, köpek ürür,

Sabırlı bol bol taşlanır.

 

Giderim iz süre süre,

Eşiğe yüz süre süre,

Ecel gelir biter süre,

Ay taşlanır, yıl taşlanır.

 

Dolanırım dağı taşı,

Bana derler ki aşk taşı,

Ağaçları yaptık aşı,

Aşı tutmaz dal taşlanır.

 

Sefil Selimî'niz sunar,

Sevenleri söyler anar,

Diyorlar ki bülbül konar;

Bahçedeki gül taşlanır....>> 

 

 

Taştır

 

Dereye dere,

Taşlara taştır.

Karaya kara,

Hoşlara hoştur.

 

Yaylalara yaydır,

Çaylara çaydır.

Aylara aydır,

Kışlara kıştır.

 

Kediye kedi,

Adiye adi.

Cadıya cadı,

Keşlere keştir.

 

Yüreğe yürek,

Direğe direk,

Uzağa ırak,

Eşlere eştir.

 

Yağıza yağız,

Cığıza çığız,

Ağza ağız,

Dişlere diştir.

 

Öyleyse niye,

Diyorsun diye,

Seçkin hediye,

Kaşlara kaştır.

 

Töreye töre,

Kiraya göre,

Yaraya çare,

İşlere iştir.

 

Se'lerdeki Se,

Sulardaki su,

Sulaktaki su,

Yaşlara yaştır....>> 

 

 

Toprağa

 

Kara yer üstünde karalı dağlar,

Eriyip karışır yine toprağa.

Gelenle sevinir, gidenle ağlar,

Çürüyüp karışır yine toprağa.

 

Eksilmez tartısı kısayıp uzar,

Elinde kalemi hem yazar, bozar,

Canlıda cansızda katresi gezer,

Üreyip karışır yine toprağa.

 

Çeşitli deseni vardır sayılmaz,

Kucağına yatan aşık ayılmaz,

Sevdası tatlıdır, yense de doyulmaz,

Sürüyüp karışır yine toprağa.

 

Sefil Selimi der dağlardan yıldım,

Eriyip çürüyüp yığlı kaldım,

Üreyip sürüyüp koynuna daldım

Yürüyüp gideriz yine toprağa....>> 

 

 

Ucuz

 

Sözüm hot ben hot

Alırsan ucuz.

Manası kat kat

Bulursan ucuz.

 

Ne güzel dilek,

Kirleri silek,

Sırları bilek,

Bilirsen ucuz.

 

İnceyle kaba,

Sığmaz dar kaba,

Yürekten tövbe,

Dilersen ucuz.

 

Sonradan görmüş,

Yalayıp yermiş,

Hakk a söz vermiş,

Olursan ucuz.

 

Seversen yok, yok.

Kân kisbi çok.

Gönlü gözü tok,

Solursan ucuz.

 

Acep kim nerede,

Işık fenerde,

Hep ahu zarda,

Kalırsan ucuz.

 

Kalıyorsun geç,

Ab-ı Zemzem iç,

Öz kaynağı seç

Dolarsan ucuz.

 

Biçilmez baha,

Gelmez bir daha,

Bedava aha,

Yelersen ucuz.

 

Harcama çağı,

Koparma bağı,

Şu engel dağı,

Delersen ucuz.

 

Sefil Selimi

Dünya pulumu,

Yeşil alımı,

Ellersen ucuz....>> 

 

 

Var Mı?

 

İlmi batın hocasını

Evvel ahir bulan var mı?

İmanın aşk hecesini

Okuyup da bilen var mı?

 

"Elestü"de ikrar verip

İrfan okulu'na girip

Hakikat sırrına erip

Dosta konuk olan var mı?

 

Muhammet Ali'ye yanan,

Ehl-i beyt'i özden anan,

Ab-ı kevserine kanan,

Testisine dolan var mı?

 

Buraklara binip gezen,

Ummanlara dalıp yüzen,

Kalbine Kuran'ı yazan,

Pirden destur alan var mı?

 

Ehline uğrattım yolu,

Ademe demişim "Beli"

Sefil Selimi bir deli,

Sözlerinde yalan var mı?...>> 

 

 

Vergi

 

Mevcut her desen,

Boş kalmaz kesen,

Alıcı isen,

Sergi bu sergi.

 

Bulur pundunu,

Bozar fendini,

Az gör kendini,

Sorgu bu sorgu.

 

Dara gerersen,

Kibir kırarsan,

Şahsın yerersen,

Yergi bu yergi.

 

Süzer her gözü,

Almaz kin tozu,

Hisse can gözü,

Görgü bu görgü.

 

Cihanı sarar,

En alâ karar,

Herkese yarar,

Kurgu bu kurgu.

 

Selimi'de can,

Andığını an,

Et kemikle kan,

Dergi bu dergi....>> 

 

 

Yağdırır

 

Arkadaşım gamla keder,

Beni didik didik dider,

Has gül eksem diken eder,

Har üstüne har yağdırır.

 

Yaralara ilaç sürmez,

Zulüm eder aman vermez,

Basımdaki karı görmez,

Kar üstüne kar yağdırır.

 

Eritti beni tuz gibi,

Harcadı elde koz gibi,

Kora düştüğüm az gibi

Kor üstüne kor yağdırır.

 

Sefil Selimî'yi yaktı,

Kenara çekilip baktı,

Kolay diye zora soktu,

Zor üstüne zor yağdırır....>> 

 

 

Yapıyor

 

Göz yaşımın damlaları,

Yüzlerimde nem yapıyor,

Kalemimim hamleleri,

Şiirimi tüm yapıyor.

 

Kaymak köyle batak Dalmış,

Adı değişmiş Kehle olmuş,

Kendine denk ahbap bulmuş,

On boyadan dem yapıyor.

 

Menşirli'den kabak Nuri,

Yılan yiyor diri diri,

Lüle Emin, Tavşan Bahri;

Dövüşmekle nam yapıyor.

 

Pozantı'dan dırmık Rasim,

Polatlı'dan hızar Asım,

Siverek'ten mundar Kasım,

Cesetlerden dam yapıyor.

 

Erdemliden çinko Sait,

İzin için gördü kayıt,

Çürükyer'den sağlam Sayit,

Eğer söküp gem yapıyor.

 

Holdurların edi Mehmet,

Para yiyor demet demet,

Saralinin oğlu Ahmet,

Maymunlara yem yapıyor.

 

Amasyalı kara çalı,

Adanalı tosbağ Veli,

Şarkışlalı berber Ali,

Dans öğrendi tam yapıyor.

 

Kuşkayah gevrek Tahsin,

Çok ütüldü oldu mahzun,

Tuzhisarlı çeyrek Muhsin,

Kirpiğinden çam yapıyor.

 

Cinayetçi dul Fahriye,

Nisbet yüzünden Zehriye,

Nikahsız vardı Gahri'ye,

Duvağına sim yapıyor.

 

Köslü Musto, akrep Kadir,

Turist geldi kurdu çadır,

Edremitli tırtıl Nadir,

Tırtıllardan cam yapıyor.

 

Dazlak başlı zıt Mustafa,

Kel ilâcı koymuş rafa,

Ter dökerek kova kova,

Seni beni zem ediyor.

 

Bolayırlı süngü Zeki,

Bin vurgunda tuttu yükü,

Bulhasanlı kavlak Baki,

Sene ezip gam yapıyor.

 

Zım zort Halit bödük İsa,

Hep yuttular kasa kasa

Boduç Hilmi çardak Musa,

Olgunları ham yapıyor.

 

Gözün aydın bir müjdem var,

Hiç üzülme yağarsa kar,

İsmet, Ömer ve Kör Haydar,

Kar sürüp kum yapıyor.

 

Elmalı'dan kelek Salih

Beserekten davul Melih,

Üsküdarlı kayık Falih,

Fırtınaya zam yapıyor.

 

Kulaksızın fıçı Gazi,

Üleşlerin boço Gazi,

Hak düşmanı çiçi Gazi,

Müslümanı Rum yapıyor.

 

Anlat bunu dört bir yana,

Bir şey kazanamadın yine,

Sefil Selimi bu sene,

Dertleriyle him yapıyor....>> 

 

 

Yar

 

Dilim boğazıma kaçtı,

Senden ayrı kaldıkça yar.

Nutkum durdu rengim uçtu,

Senden ayrı kaldıkça yar.

 

Bedenimde deprem oldu,

Çile beni teslim aldı,

Gönlümdeki her şey öldü,

Senden ayrı kaldıkça yar.

 

Ne hayalsin ne de düşsün,

Bütün güzellere başsın,

Herkes bana dedi; "Taşsın",

Senden ayrı kaldıkça yar.

 

Şafak atmaz, güneş doğmaz,

Gökten yere rahmet yağmaz,

Selimi beş para değmez,

Senden ayrı kaldıkça yar....>> 

 

 

Yâr Badesi

 

İçtim dudak kâsesinden

Deli etti yâr badesi.

Hayat buldum busesinden;

Kulu etti yâr badesi.

 

Gönlüm ardı sıra akar,

Üzerime ateş döker,

Bir nazara sinem yakar,

Çalı etti yâr badesi.

 

Bağladı saçında tele,

Verdi beni seher yele,

Kaptırdı âşıkı sele

Gölü etti yâr badesi

 

Halıyım iplik olmuyor,

Kirkidim ele almıyor,

Meramım yerin bulmuyor;

Çulu etti yâr badesi.

 

Tezgahına elim ermez

Dergâhını gözüm görmez

Âşıkıyam halim sormaz

Dulu etti yâr badesi.

 

Dost dilinden sarhoş oldum

Dert imiş elinden aldım.

Sefil Selimî'yem öldüm;

Salı etti yâr badesi....>> 

 

 

Yar Beni

 

Aşkın oku ile ile

Vurdun yâr beni yâr beni.

Harap ettin bile bile,

Vurdun yâr beni yâr beni.

 

Bedenimden kanım sızar,

Damlaları adın yazar,

Şifası yok, yarem azar

Vurdun yâr beni yâr beni.

 

Dert deryası oldu içim,

Gidiyor ahrete göçüm,

Bilmiyorum neydi suçum

Vurdun yâr beni yâr beni.

 

İntizara varmaz dilim,

Aşkın ister Sefil Selim

Tutmaz oldu elim kolum,

Vurdun yâr beni yâr beni....>> 

 

 

Yarasın

 

Biraz şor edek

Yare yarasın.

Bilerek gidek,

Herkes arasın.

 

İrşad olsun tor,

Kolaylaşsın zor,

Yanlış, eksik, hor,

Yakın varasın.

 

Sen kendini yer,

Dert dertliyi yer,

Hepimizi yer,

Yerden sorasın.

 

Telaşe niye,

Kalırsın yaya,

Ölüm var diye

Temiz durasın

 

Ölüsün diril,

Yan morul morul,

Ya sev ya vurul,

Sefa süresin.

 

İşte ben buyum,

Sen söyle neyim,

Bir damla suyum,

İç ki göresin.

 

Bakım yap kısma,

Pürüne basma,

Budarken kesme,

Fidan uzasın.

 

Çekirdeği ek,

Marazını sök,

Filizlensin kök,

Bıyık burasın.

 

Cehilde cefa,

Olgunda sefa,

Ermişte şifa,

Çoktur eresin.

 

Sefil Selimi

Tatlı balımı,

Sohbet gülümü,

Sevip deresin....>> 

 

 

Yaş

 

Bir zerrecik su

Gözlerdeki yaş,

Diyeceğim şu:

Sözlerdeki yaş.

 

Konup göçüyor,

Tez tez geçiyor.

Eyvah kaçıyor,

Bizlerdeki yaş.

 

Amansız rakip,

Çok güçlü takip,

Gider birikip,

Sizlerdeki yaş.

 

Mutlak görüştür

Sonsuz yarıştır,

Kırış kırıştır,

Yüzlerdeki yaş.

 

Sefil Selimi,

Açar kelimi,

Kırar belimi,

Özlerdeki yaş....>> 

 

 

Yeniden Yeniye

 

Ayla güneş döne döne,

Erer yeniden yeniye,

Tazelenir günden güne,

Sürer yeniden yeniye.

 

Razı olmaz yoğa, vara,

Çekmez onu hiçbir dara;

Kaygı umut vara vara,

Varır yeniden yeniye.

 

Arzu bizi rahat koymaz,

Karın doyar, gözler doymaz

Devirler devire uymaz,

Girer yeniden yeniye.

 

Hasmını getirir dize,

Kulu harcar eze eze,

Sorun açar ki taptaze,

Serer yeniden yeniye.

 

Hemi yaşat, hemi yaşa,

Emeğini verme boşa,

Gönül derde düşe düşe

Sarar yeniden yeniye.

 

Yara vurur izi gitmez,

Sefil Selimi güç yetmez.

Ömür biter eksik bitmez,

Türer yeniden yeniye....>> 

 

 

Yer Eden

 

Yığdı tığladı,

Yeri yer eden,

Yağdı sığladı,

Kan kar eden.

 

Ne kadar geniş,

Gayret et tanış.

Sendedir konuş,

Seri ser eden.

 

Düzlükte dağlık,

Karanlık ağlık,

Dağıtır sağlık,

Eri er eden.

 

Tan ile kuşluk,

Güzellik hoşluk,

Hayallik düşlük

Hürü hür eden.

 

Deryaya kıyı,

Her ırkın soyu,

Kürenin suyu,

Nuru nur eden.

 

Tarihlerde şan,

Her an onu an,

Senden önce sen,

Yârı yâr eden.

 

İşte tek diri,

Önünde sürü,

Ruhunda yeri,

Turu tur eden.

 

Gizliyse neden,

En eski deden,

Se se'ye giden,

Kârı kâr eden....>> 

 

 

Yıkışmayalım

 

Güreş tutalım,

Yıkışmayalım.

Çalım satalım,

Çekişmeyelim.

 

Olduysak ortak,

Düşünek tartak.

Kusuru örtek,

Çıkışmayalım.

 

Sana az ve çok,

Artı eksi yok,

Ya acı, ya tok

Sıkışmayalım.

 

Suçlu bulma kaşa,

Ekmeğe aşa,

Vurup baş başa

Tokuşmayalım.

 

Yad bizi nider,

Terk eyler gider,

El nefret eder,

Kokuşmayalım.

 

Demek ki niçin,

İnsanlık için,

Yansa da için,

Takışmayalım.

 

İleri geri,

Eti ciğeri,

Arada deri,

Bakışmayalım.

 

Pür dikkat kesil

Olursun mesul,

Biz bize nasıl,

Yakışmayalım.

 

Ey Selimi coş,

Sopa yumruk taş,

Tartışmalar boş,

Çatışmayalım....>> 

 

 

Yok

 

Ne pırtı, ne parti,

Neyi var neyi yok?

Kur terazi tartı,

Tart hiçbir şeyi yok.

 

Şayet ki sorarsan,

Aslını ararsan,

Dal yüzüp girersen,

Deryadır suyu yok.

 

Sofraya koyacak,

Anlayan doyacak,

Şöyledir diyecek;

Belli bir huyu yok.

 

İzahı aşıyor,

Cihâna düşüyor.

Ebedî yaşıyor,

Senesi ayı yok.

 

Kimseye eş değil,

Görünür düş değil,

Uçuyor kuş değil,

Kanadı tüyü yok.

 

İsa'da, Musa'da,

Uzunda kısada,

Neşede tasada,

Soyludur soyu yok.

 

Okunur yazılmaz,

Eskimez bozulmaz,

Bir safa dizilmez,

Yakışır boyu yok.

 

Selimi münasip,

Nasiptir bu nasip,

Kaçamazsın küsüp,

Irdiği kıyı yok....>> 

 

 

Yoktur

 

Kabristan çok mezar taşır

Adı yoktur, şanı yoktur.

Bir gezen var haşır haşır

Kendisi var, canı yoktur.

 

Ya bu kimdir kim bilecek

Hayatta baki kalacak

Onunla eşit olacak,

Bir benzeri fani yoktur.

 

Ne bilmece ne faldır,

Ondaki bir başka haldır.

Bilmeyenler maldan maldır,

Bilenlere mani yoktur.

 

Beyin tarlasını sürmüş,

Aklınca suyunu vermiş.

Hakkın cemalini görmüş,

Evveli var, sonu yoktur.

 

Bin cepheden bin top attım,

Etrafında düşe yattım,

Yunus dedim, derde battım;

Ünü vardır, teni yoktur.

 

Sefil Selimi ne dersin,

Saçmalarsın herze yersin.

Öven övsün, yeren yersin

Yunus'un hiç kini yoktur....>> 

 

 

Yokuştur

 

Hayat dediğin

Enis yokuştur.

Eksik gediğin,

Sonu çekiştir.

 

Genişlerle dar,

Görenlerle kör,

Olgunlarla tor,

Düzelt yakıştır.

 

Kutnuyla keten,

İÇ içe katan,

Yan yana tutan,

Dikiş dikiştir.

 

Arar yitiren,

Eker yetiren,

Nehre götüren,

Suda akıştır.

 

İşin gücün zor,

Darardıysa ser,

Şayet yoksa yer,

Akla sıkıştır.

 

Se'de Se'yi duy,

Deli eder zay,

Sayısını say,

Hece dakıştır....>> 

 

 

Yol Eyle

 

Dağı taşı del,

Düzgün yol eyle,

Daha yakın gel,

Darı bol eyle.

 

Oku öğren bil,

Şakımalı dil,

Fenalığı sil,

Lafı bal eyle.

 

Yan gelip yatma,

Fiyaka satma,

Cahillik etme,

Nefsi kul eyle.

 

İnsan olmak zor,

Sağlam, sakat, tor,

Özde yansın kor,

Kibri kül eyle.

 

Sefil Selimi,

Yoksa ölü mü?

Bahar seli mi,

Duru göl eyle....>> 

 

 

Yön Arıyom

 

Şaşkınların arasında,

Döne döne yön arıyom.

Umutsuzluk deresinde,

Bir tek mutlu gün arıyom.

 

Hal bilmezler pazarında,

Dirilerin mezarında,

Ölülerin üzerinde,

Can yitirdim, can arıyom.

 

Düşenleri kaldır maya,

Ağlayanı güldür meye,

Cehaleti öldürmeye,

Yana yana ben arıyom.

 

Ejderhaya boyun vermem,

Aç kurtlara koyun vermem,

Patırtıya ziyan vermem,

Öd yaracak ün arıyom.

 

Fikirlerin bağlarında,

Gül bitmeyen dağlarında,

Sollarında, sağlarında,

Bir dikensiz yan arıyom.

 

Sefil Selimidir adım,

Kesilmiyor hiç feryadım,

Avrupa'da adım adım,

Bir köhnecik han arıyom

 

 

Yüzler

 

Sık sık öpülür,

Yerdeki yüzler.

Rehber yapılır,

Serdeki yüzler.

 

Kutsal teminat,

Kutlu emanet,

Mü'min mü'minat,

Zardaki yüzler.

 

Niyetin özü,

Ayetin gözü,

Hayatın sözü,

Erdeki yüzler.

 

Asuman zemin,

En ulvî yemin,

Sahibimimin

Sırdaki yüzler.

 

Gücün kuvvetin,

Ruhu şefkatin,

Aşkı kudretin,

Nurdaki yüzler.

 

Meşkin kitabı,

Maşuk hitabı,

Sağlar bitabı,

Yârdeki gözler.

 

Söz senet mühür,

Evvele ahir,

Batınla zahir,

Pirdeki yüzler.

 

Nihayet sesler,

Emsalsiz süsler,

Selimi besler,

Yerdeki yüzler....>> 

 

 

Zarar

 

Kayıp etme tut,

Tutamazsan zarar,

Ehlullah'a git

Gitmezsen zarar.

 

Sakın kırma pot,

Gül de ottur ot,

Çiğlikleri at,

Atmazsan zarar.

 

Her vefa yerde,

Gel olma hurda,

Kaldığın yerde,

Yatmazsan zarar.

 

Gezme ser seyip,

Zıddiyet ayıp,

Aşk mubah deyip,

Tatmazsan zarar.

 

Sefil Selimi,

Açtım dilimi,

Bala gülümü,

Katmazsan zarar

Don't have an account yet? Register Now!

Sign in to your account